Category: Evli Sex Hikayeleri

Kocama ilk defa götten verdim

Posted on Nisan, 01 2014

Merhaba Ben Nagihan eşimle 11 yıldır evliyiz iki
çocuğumuz var eskişehirde yaşıyoruz eskiden
seks hiç sevmiyordum evlendikten sonra canım
istemeye başladı eşimden memnunum ilk
gecemizde sevişmeye başladık eşimi ellerimle
soymaya başladım sikiyle oynama başladım iyice
sertleşti benimde amımdan ıslaklıklar geldi iyice
susamışım yarağa eşim sokmuyordu başladı
amımı yalamaya delicesine emiyor deliklerimi
götümün deliğini amın deliğini bir ona bir göte
delilerecek gibi oldum aldım bende ağzıma
yarağı başladım emmeye sonra içime aldım iyice
yüklendi acıyordu amım bende ah oh
cekmekten eşimde bana sevgi sözcükleri
konuşmuyor ben çok istiyorum sevişirken
konuşsun bana her istediği sölesin küfür etsin
ne derse desin kızmam sölemedi ben ısrar
edince söledi seni amına koyum orusbu dedi
hemen uçtum domalttı götümden sikmek istedi
ben olmaz dedim yasak koydum günahtı ve
ogünden sonra götüme yarak değil takma yarak
aldırdım sevişirken hem onu sokuyor hemde
yarağını dayanamıyordum içimden sen
yetmiyorsun bana diyecem ama korkuyorum
oda istiyor biliyorum eş değiştirme yapalım
diyecem cekiniyorum eşiminde bana yetmiyor 4
kişi aynı yatakta olmayı düşünüyorum sevişirken
uçmak istiyorum delicesine ogün gece
dayanamadım eşime söledim götümden çokmu
istiyorsun sikmek dedim evet dedi bende arko
krem varmış sürdüm götüme yarağa sok dedim
yavaş yavaş dedim ama dayanamadı aniden
soktu canım çok yandı bir defa lik dedim ama
her seferinde götümden sik diyorum eşime
saatlerce sevişiyoruz ama eşim ruh gibi söz
söylemiyor sıkılıyorum bende buraya
yazıyorumki sizde bana bir yorum yazınki bana
eşimin sölemediği sevgi sözcüklerini yazın şimdi
eşim yolculuğa çıkacak tek yatmak istemiyorum
eşim dönene kadar yatağımda sıcaklığı
istiyorum bekliyorum yorumunuzu öptüm..

Yarrak meraklısı evli bir kadınım

Posted on Mart, 29 2014

Slm adım Nesrin 35 yaşında, 2 çocuk annesi, çalışmayan bir kadınım. 14 ve 16 yaşında 2 oğlum var. Kocamın kendine ait bir işyeri var. Benim hikayem geçen senenin yazında yaşandı ve bitti. Ama içimde bir his bunu anlatmam gerektiğini söylüyor, ben de buraya yazmayı uygun gördüm.
Kocamın kızkardeşi Hatice Tekirdağda yaşıyor. Babalarının vefatından sonra kocamı arayıp, “Abi miras işlerini halledelim, bak bizim paraya ihtiyacımız var!” diye tutturdu. Kocam da bana konsolosluktan vekalet verip, “Sen git hallet, benim vaktim yok!” deyip beni Türkiyeye yolladı. Cuma günü saat 14:00’de İstanbul Sabiha Gökçene konduk, oradan Tekirdağa gitmemiz akşamı buldu. Görümcem Hatice ve kocası Halit beni alıp evlerine götürdüler. Onlarla hep iyi anlaşırdık, yaşlarımız da birbirine yakın olduğundan aynı şeylerle ilgilenirdik. Evlerine gidince duş alıp akşam yemeğini yedik. Sohbet muhabbet derken vakit gece yarısı olmuştu. Onların çocukları alt katta, biz üst katta yatacaktık. Ben bana verilen odaya geçip yattım.
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama, bir inilti ile uyandım. Yan odada görümcem kocası ile sikişiyorlardı. Duvarlar o kadar ince ki, sanki yanımda sikişiyorlar, bütün seslerini net bir şekilde duyuyordum. Sikişleri bitmek bilmiyordu. Bitirseler de uyusam diye düşünürken elimi amımda buldum. Canım çekmişti, onlar yan tarafta sikişirken ben de kendi kendimi tatmin edip rahatladım. Ama onların sikişi daha bitmemişti. İçime şeytan girdi, gidip anahtar deliğinden onları seyredecektim. Yavaşça yataktan çıkıp, ayak parmaklarımın ucuna basarak yan odanın kapısına kadar geldim. Kapı tam kapalı değildi, dişarıdan gelen ay ışığı içerisini gündüz gibi aydınlatmıştı, yatak odasındaki dolabın aynasından herşey rahat görünüyordu. Yarım saatten beri sikişmelerine rağmen Halit daha boşalmamıştı. Oysa benim kocam en fazla 5 dakika siker boşalırdı, eğer yorgun değilse 2. postayı siker, o da en fazla 10-15 dakika sürerdi…
Halit bir ara sikini Haticenin amından çıkartıp biraz amının dudaklarına sürdü ve yeniden amına soktu. Sikini tam görememiştim, ama bayağı büyük ve kalındı. Yaklaşık 5 dakika daha siktikten sonra Hatice yalvarmaya başladı, “Hadi koçum bitir artık!” diye yalvarıyordu. Halit, “Tamam orospu, geliyorum!” deyip hızlandı. Sonra sikini Haticenin amından çıkartıp ağzına verdi. Şimdi büyüklüğünü daha net görüyordum. Rahat 23 – 24 cm vardı, kocamınkinin neredeyse 2 katı ve daha kalındı. Tamam, ilk olarak yabancı sik görmüyordum, ama bukadar büyüğünü hiç görmemiştim. Halit Haticenin ağzına boşaldığında ben de yavaşça odama geri döndüm, ses olmasın diye kapıyı tam kapatmadım.
Sabah görümcemin yan taraftan gelen sesi ile uyandım. Kocasına, “Gürültü yapma, yengem yoldan geldi uyanmasın, git aşağıda TV izle ama sesini çok açma!” diyordu. Neden yaptım bilmiyorum ama, üzerimdeki battaniyeyi atıp geceliğimi belime kadar çekip götümü kapıya çevirdim. Zaten donsuz yattığımdan amımı götümü sergilemiştim. Nasıl davranacaklar merak ediyordum. En kötü şartlarda uyurken açılmışım derdim. Koridorda Halitin ayak seslerini duyuyordum, benim kapımın önüne gelince ses durdu, demek ki beni seyrediyordu. Hatice de koridora gelince Halit aşağıya indi. Hatice yataklarını toplayıp duş aldı, kahvaltıyı hazırlayip beni kaldırmaya geldi. “Yenge kalkta kahvaltı yapalım, bugün resmi daireler kapalı, nasıl olsa bir işlem olmaz, Halit bizi pikniğe götürecek!” dedi. Kalkıp duş aldım ve kahvaltıya indim. Hava sıcak olduğundan rahat bir elbise giydim, altıma birşey giymedim, zaten don giymesini sevmem : ))
Kahvaltıdan sonra komşuları ve birkaç aile dostları ile deniz kenarında bir yere gittik. Çocuklar gelmemişti. Adamların kimi ağaç gölgesinde yatıyor, kimi balık tutuyordu. Kadınlar da yiyecekleri hazırlıyordu. Bir ara Haticeyi erkeklerden birine frikik verirken gördüm. Resmen bilinçli yapıyordu, oturup kalkarken adama amını gösteriyordu. Yanına yaklaşıp fısıldayarak, “Kolay gelsin!” dedim. “Ne kolay gelsin?” dedi. “Yaa anlamazdan gelme, adama amını gösterdin, gördüm!” dedim. “Ne olmuş ki, gösterince amım eksilmez ya! Sen sabahtan kocama gösterdin, eksildi mi? Ben odanın önünden geçerken uyuyordun, üstün örtülü idi, sonra kocam geçerken açtın! Bunu bilinçli yaptığını bilmiyorum mu sandın?” deyip boynuma sarıldı ve ekledi, “Korkma yenge, abime söylemem, istediğine göster, yada ne istersen onu yap!” dedi ve güldü.
Piknikte akşam üstüne kadar yenilip içildi eğlenildi. Akşam eve dönme zamanı geldiğinde erkekler içkili olduğundan arabaları kadınlar kullandı. Eve geldiğimizde Haticenin çocukları bir not bırakıp babaannesine gitmişler. Biz de üstümüzü değiştirip, Rakı sofrası kurduk, oturduk içmeye ve sohbete başladık. Havadan sudan konuşurken Hatice lafı pikniğe getirip, kocasına, “İsmail birşey dedi mi?” diye sordu. Kocası da, “Adamı bitirmişsin!” deyip güldü. Hatice de, “Ne yapayım onlar başladı, Sevim sana gösterince ben de İsmaile gösterdim!” dedi, gülüştüler. Kocası elini cebine sokup bir String külot çıkardı, Haticeye gösterip, “Bak bu Sevimin. Sen piknikten sonra bulaşıkları yıkarken cebime soktu!” dedi. Halit sonra bana bakıp, “Sen de böyle şeyler giyermisin Nesrin?” diye sordu. Ben de eteklerimi kaldırıp, “Ben böyle külotsuz gezmeyi daha çok seviyorum!” diye amımı gösterdim…
İçtiğimiz için hepimiz rahatlamış, dilimiz çözülmüş, rahat konuşuyorduk. Ben Halite, “Karın başkalarına amını gösteriyor, ya kalkıp kendini siktirirse?” dedim. Halit gülerek, “Benim siktiğim kadın kolay kolay başka yarak altına yatmaz, yoksa hayal kırıklığına uğrar!” dedi. “Yaaa? Sikine çok mu güveniyorsun?” dedim. Halit önce Haticeye bakıp sonra bana, “İstersen deneyelim, bak gör kendin karar ver!” dedi. Haticeye sorar gibi baktım, o da, “Bana uyar!” dedi. Daha ben birşey demeden Halit sikini çıkartıp ağzıma soktu. Sikinin anca başını ağzıma alabiliyordum, sikini iki elimle kavrayıp saxo çekiyordum. Sikinin kalkması uzun sürmedi…
Eteğimi yukarı kaldırıp önüme diz çöktü ve amımı yalamaya başladı. Hatice karşımızda oturmuş, hem bizi seyrediyor, hemde amıyla oynuyordu. Halit amımı öyle güzel yalıyordu ki, gelmem uzun sürmedi. Sonra Halit yere uzanıp, “Gel üzerine otur!” dedi. Kalkıp o devasa sikin üzerine oturmaya başladım, içime giren her santimi hissediyordum. Yarağı içimi doldurmuştu, bacaklarım titriyordu. Beni sırtüstü yatırıp bacak omuza yaptı ve amıma seri şekilde sokup çıkarmaya başladı. Daha sonra beni domaltıp arkama geçti, sikini arkadanamıma soktu. Hatice de gelip önüme yattı ve “Hadi yala amımı!” dedi. “Ben am yalamam!” dedim. Suratıma bir tokat patlatıp, “Orospu, ne demek yalamam? Kocama kendini siktiriyorsun, benim canım yok mu? Yala şuamımı!” deyip saçlarımı tuttu amını ağzıma yapıştırdı…
Hayatımda ilk olarak am yalıyordum. Biraz yaladıktan sonra am yalamak benimde hoşuma gitti. Amımı yalatmak hoşuma gittiğinden am nasıl yalanır iyi biliyordum, Haticenin amını yalarken elimi de amına sokmaya başladım. Önce parmaklarımı, sonra elimi olduğu gibi amına soktum. Ellerim büyük değil, elimi bileğime kadaramına sokup çıkarıyordum. Üçümüz de zevkten inliyorduk. Ne kadar sikildim bilmiyorum, kaç kere orgazm oldum saymadım. Halit böğürerek içime boşaldı, sonra yan tarafa yatıp beni yanına çekerek, “Nasıldı?” diye sordu. Sadece, “Şahaneydi!” diyebildim.
O haftasonu Halit hem Haticeyi hemde beni evire çevire sikti. Pazartesi günü miras işlemlerini yaptık. Bütün resmi işlemlerin bitmesine rağmen kocama daha işlerin sürdüğünü söyleyip, bir hafta daha orda kaldım ve Halitin kocaman yarağını yedim…
Şimdi yine Almanyadayım, ama nasıl yapıp tekrar Tekirdağa gitsem, Halite kendimi siktirsem diye hesap yapıyorum. Çünkü artık kocamın siki beni tatmin etmiyor, amım kol gibi yarak istiyor. Burada çok insanın kocamı tanıdığından dolayı kendimi siktirecek birini arayamıyorum. Ama bir yolunu bulup o işi de halledeceğim…

Fransızları yarrağa doyurduk

Posted on Mart, 25 2014

Antalyadan selamlar. Ben Volkan, 25 yaşındayım, bekarım. Asker arkadaşımla Antalya Belek’te 5 yıldızlı otellerin karşısında yabancı turistlere yönelik Cafe-Bar işletiyoruz. Antalyada Turistik bölgelerde çalışanlar bilir, Türkiyeye sikişmeye gelen Alman, İngiliz, Fransız karı kızların çoğu Cafelere, Barlara düşer. Biz de karı kız düştü mü affetmeyiz, ortağımla birlikte sikeriz.

Ülke geneli olarak tüm Franzız mallarını boykot etme kararı alınmasından sonra, biz de Barda daha önce sattığımız nekadar Fransız malı alkollü ve alkolsüz içecek varsa, alış ve satışına son verdik. Boykot kararının üstünden birkaç gün geçmişti, gece saat 23:00 gibi bizim Cafe-Barın önüne bir taksi durdu. Taksiciyi tanıyorduk, bize arada sırada paralı müşteri getiriyordu, karşılığında biz de taksicinin yeyip içtiklerinden ücret almıyorduk. Neyse, orta yaşlarda Fransız karı koca, bir de yetişkin kızları taksiden indiler, girdiler içeriye, Şark köşesine minderlere oturdular. Taksici de bara oturdu, Fransız aileyle bugün özel Finike, Demre, Myra ve Kekova turu yaptığını, dönüşte de kuyumcuya falan uğradıklarını ve şimdi de otellerine girmeden önce birşeyler içmek istediklerini söyleyip, çok zengin olduklarını ve gittikleri yerlerde bolca para harcadıklarını, bol bol bahşiş bıraktıklarını anlattı.

Biz taksiciden tiyöyü aldık ve Fransız ailenin masasıyla daha özel ilgilenmeye başladık. Daha onlar sipariş vermeden masalarını aperatiflerle, mezelerle ve çerezlerle donattık. Ne içmek istediklerini sorduğumda, Fransızların o meşhur Şaraplarından büyük 1 şişe açmamı istediler. Üzgün olduğumu, boykottan dolayı artık Fransız malı satmadığımızı, istedikleri başka bir içecek varsa getirebileceğimi söyledim. Adam şaşırdı ve boykotun nedenini sordu. Tatilde oldukları için Fransız mallarına uygulanan boykottan falan haberleri yoktu. Kısaca özetleyip anlattım. Adam beni dinledikten sonra, aslında bu meselenin Fransayı hiç mi hiç ilgilendirmemesi gerektiğini, Fransız vatandaşı oldukları için utanç duyduklarını söyleyip, üzgün olduklarını belirtti. Tüm Fransızların öyle olmadığını söyleyerek, başka ne içki tavsiye edeceğimi sordu. Ben de ona hiç Rakı içip içmediklerini sordum. Rakıyı duyduklarını, fakat hiç denemediklerini söyleyip, 1 büyük şişe Rakı sipariş verdiler…

Derhal Rakı sofrasını donattım. Adamın karısı Rakının nasıl içildiğini falan sorunca, ilk defa içtikleri için biraz sert gelebileceğini, suyla karıştırıp içmelerini tavsiye ettim. Karısı ve kızı suyla karıştırırken, adam susuz içmekte ısrar etti. Bardaklarını istedikleri gibi doldurdum, “Afiyet olsun!” dedim, tam yanlarından ayrılacakken, karısı benim de onlarla kadeh kaldırmamı istedi. “Eh hadi içeyim bari…” diyerek karısının yanına oturdum ve ortağıma seslenip bardak istedim. Ortağım bardak getirdiğinde onlara ortağımı da tanıştırdım. Bu arada dikkatimi çekti, adamın kızı ortağıma yiyecek gibi bakıyordu. Ortak tekrar bara taksicinin yanına gitti, biz de bardakları kaldırıp, onlara öğrettiğim gibi, “Şerefe!” dedik…

Adam fondip yapmıştı. Dilim döndüğünce yavaş içmesini, bu meretin şişede durduğu gibi durmadığını söyledim. Adamsa, tekrar doldurmamı istedi. Benden günah gitti deyip doldurdum. Hem sohbet ediyorduk, hem de durmadan “Şerefe!” deyip kadeh kaldırıyorduk. Adamın 3. kadehi, karısıyla kızının 2. kadehi bittiğinde, adam taksiciyle ortağımın da bize katılması için çağırdı. Taksici geldi adamın yanına oturdu, ortağım da hesap isteyen son müşterileri uğurlamakla meşguldu. O son masa da hesabı ödeyip gidince, ortağım da bize katıldı. Çoğunu adamın içtiği bir büyük Rakı bittiğinde, adam ortağımdan bir büyük şişe rakı daha getirmesini istedi…

2. büyüğü içmeye başladığımızda, tecrübelerime dayanarak artık bu işin sikişle sonuçlanacağını anlamıştım. Çünkü resmen kimin eli kimin cebindeydi. Adam taksicinin bıyıklarına iltifatlar yağdırmaya başlamış, kaslarının çok sert olduğunu söyleyerek, taksicinin pazularını yokluyordu. Ben de yanımda oturan karısının bacaklarını okşarken, ortağım da kızın arkasına elini atmış, kızın belinin ordan görünen tangasıyla oynuyordu…

Ben bir ara çerezleri tazelemek için kalktım, gelmeden kapıları kilitleyip, diğer ışıkları da söndürüp geldim. Geldiğimde kızla ortağım Tuvalete gitmişlerdi. Karısı bana, “Başım dönmeye başladı, beni biraz temiz havaya çıkarırmısın?” dedi. Adama baktım, elleri taksicinin bacaklarında, sikine yakın yerlerde geziyordu. Karısını kollarından tutup kaldırdım ve beline sarılarak dükkanın arkasındaki bahçeye gitmek üzere ayrıldık. Arka bahçeye tuvaletin yan tarafından geçiliyordu. Geçerken benim beklediğim manzarayla karşılaştık, ortağım kızı duvara yaslamış öpüşüyorlardı ve bir eli kızın göğüslerini yoğururken, diğer eliyle de tangasını dizlerine kadar indirmiş, amını kurcalıyordu…

Tabii benim gördüğümü kızın annesi de gördü ve gülerek kolumdan çekti, devam etmemizi istedi. Bahçeye çıktığımızda ise hemen dudaklarıma yapıştı. Ben de karıyı ağaca yaslayıp, aynen ortağımın yaptığı gibi göğüsleri ve amıyla ilgilenmeye başladım. Bahçede uzun bir süre yiyiştikten sonra, karı bana daha rahat bir yer olup olmadığını sordu. “Kocan merak etmez mi?” dediğimde, karı kahkahayı bastı, “Kocam mı merak edecek? Kocam sabahtan beri taksicinin yarağını yiyebilmek için can atıyor!” dedi. Dükkanın arkasında, içinde iki çekyatın olduğu bir odamız vardı, oraya gidebileceğimizi söylediğimde, “Tamam, gidelim!” dedi…

Karıyla odaya gidip kapıyı açtığımızda, karının kızıyla ortağım odadaydılar. İkisi de çırılçıplak yatakta, ortağım altta, kız üstte yarağın üstünde hopluyordu. Rahat sikişsinler diye ben kapıyı kapatıp tekrar bahçeye çıkmak istedim, ama karı kolumdan tutup içeriye sürükledi. Ben de artık, “Kolay gelsin ortak, beline kuvvet!” deyip karıyla diğer yatağa geçtik. Hiç öpüşmeyle falan vakit kaybetmeden hemen soyunduk ve sikişmeye başladık. Yaklaşık 10-15 dakika sikiştikten sonra ortağımla yer değiştirdik. Bu sefer ben kızı sikerken, ortağım da annesine kayıyordu. Ortağımla daha önceden de birkaç kez 2 karıyı aynı anda siktiğimiz olmuştu, ama anne kızı ilk defa sikiyorduk…

Dördümüz de birer kez orgazm olduktan sonra sigara molası verdik. O arada ben merak ettim Şark köşesine bakmaya gittim. Harbiden de taksici bizim Mösyö’yü minderlerin üzerine domaltmış, kısa ama kalın yarağıyla adamın götüne habire pompalıyor, adam da gırtlaklanan dana gibi böğürüyordu. Hayatımda ilk defa sikilen bir erkek görüyordum. Onları izlerken sikimin sertleştiğini ve kazık gibi olduğunu hissettim. Sikimi sallaya sallaya yanlarına gittim ve taksiciye, “Kolay gelsin usta!” dedim. Taksici sesimi duyunca birden irkilerek duraksadı, başını çevirip beni de dal taşak çıplak görünce rahatladı ve “Sağol patron! Gel sen de ağzına ver ibnenin!” deyip adamın götünü sikmeye devam etti. Ben de geçtim adamın ağzına verdim. Bizim Mösyö altın bulmuş gibi saldırdı yarağıma, koparacak gibi emiyordu…

Çok geçmeden taksicinin hareketleri yavaşladı, boşalmak üzereydi. Taksiciye, “Sakın götüne boşalma ibnenin, ben de sikeceğim daha!” dedim. Taksici son anda çıkardı yarağını adamın götünden ve sırtına boşaldı. Taksiciye arkadaki odaya gitmesini, orda kendisini bir sürprizin beklediğini, ortağımı yanıma göndermesini söyledim. Ortağımın ibne de siktiğini biliyordum, ama benim için ilk olacaktı. Taksici peçeteyle sikini silerek odaya gitti, ortağımı yanıma gönderdi. Ortağım geldiğinde ben adamın götünü sikmeye başlamıştım bile. Ortağım da ibnenin ağzına verdi. Ortağımla dönüşümlü yer değiştire değiştire siktik perişan ettik ibneyi. Adamla işimiz bittiğinde Şark köşesinde sızdı kaldı, biz de adamın üstünü başını giydirip üstüne bir battaniye örttük ve diğerlerin yanına gittik…

Taksici kızı domaltmış, bağırta bağırta götten sikerken, kızın annesi de yanlarına yatmış kendi amını parmaklıyordu. Ortağımla da ben kızın annesini diğer yatağa alıp tost yaptık. Taksici kızın götünü siktikten sonra, “Patron ben gideyim artık, karım evde meraklanmıştır şimdi! Sonra benim Taksi ücretini de alırsanız sevinirim!” dedi. Taksiciyi uğurlayıp anne kızla tekrar daldık yatağa. Sabaha kadar uyumadık sikiştik tabii…

Sabah dördümüz duşlarımızı alıp giyindik, mükellef bir kahvaltı yaptık ve adamın uyanmasını bekledik. Adam öğleye doğru uyandığında nekadarını hatırlıyordu bilmiyorum, ama neşesi gayet yerindeydi. Akşamki hesabı ve taksi ücretini, bahşişlerimizi de bonkörce bıraktıktan sonra, onları artık kendi arabamızla otellerine bıraktık.

Karımı sikişirken izledim

Posted on Mart, 22 2014

Merhabalar. Ben Afyondan Mahmut, 38 yaşında evli bir erkeğim. Karım Sultan 36 yaşında, 1.60 boyunda, esmer, hafif balık etinde, kapalı bir kadındır. Aslen Konyanın bir kasabasındanız. Karımla geçen sene iki haftalık memleket ziyaretine gittiğimizde, karımın teyzesinin oğlunu olan Ademin evinde kalacaktık. Adem, babası gibi hanzo tipli, kaba saba, esmer bir adamdı. Oraya varışımızın ikinci günüydü, karımı teyzesinin oğlunun evinde bırakıp, ben eski arkadaşlarımı görmek için atladım bir minibüse Konyaya gittim. Arkadaşlarla görüştükten sonra akşam tekrar kasabaya döndüm. Eve giderken yolu kısaltmak için bahçe içlerinden geçiyordum. Az ilerde Ademin arabasını tenhada park etmiş halde görünce yanına gideyim diye yolumu değiştirdim. Yaklaşınca arabanın içinde yalnız olmadığını görüp merkla dikkatlice baktım, bir kadınla şevişiyorlardı…

Rahatsız etmemek için önce sesizce uzaklaşmak istedim, ama merak ya bu, sonra fikir değiştirip, biraz daha yaklaşıp, çalıların arkasından gizlice izlemeye karar verdim. Arabadaki kadın kesinlikle kendi karısı değildi, Adem karısını bir başka kadınla aldatıyordu. Ama kiminle? Bunu görmek için sessizce biraz daha yaklaşıp seyretmeye başladım. Adem oturuyordu, kadın da herhalde Ademin yarağını yalıyordu, kadının sadece saçlarını görebiliyordum, kafası piston gibi inip kalkıyordu. Adem, “Yala aşkım yala, yarağımın hepsini al ağzına! O salak kocan iyi sikememiş seni, karı nasıl sikilir şimdi gösterecem sana, o boynuzlu kocanın da boynuzları büyüsün!” diyordu. Arada sırada da, “Amına koyduğumun orospusu iyi yala, dişleme!” diye küfür ediyordu. Şimdi Ademe sakso çeken kadının kim olduğunu daha çok merak etmiştim. Bu böyle 15 dakika kadar sürdü. Ben de onları izlerken yarağımı çıkarmış 31 çekiyordum…

Kadın birden kalkıpta külodunu çıkarınca, arabadaki kadının karım Sultan olduğunu gördüm ve beynimde şimşekler çaktı! Ama ne yapabilirdim ki? 15 dakikadır karım yarak yalıyor ben de izliyordum ve üstelik de aşırı derecede tahrik olmuştum. Biraz yarağım iner gibi oldu, ama ben bunları düşünürken karım Ademin yarağına oturunca, yarağım yeniden sertleşti. Karım arabanın arka koltuğunda inip kalkarak Ademin yarağın yiyordu ve bundan da aşırı zevk alıyordu ki, bu her halinden belliydi. Saçları sağa sola savrularak zıplıyor ve “Ohhh erkeğim, sikicim!” diye çığlıklar atıyordu. Bu arada bende de kıskançlık ve ihtiras bir olup zevke dönüşmüş, karımın karşımda teyzesinin oğlu tarafından sikilmesinden zevk alır hale gelmiştim. Karışık duygular içinde karımın sikilişini seyrederken, onlar çığlık çığlığa sikişlerine devam ediyorlardı…

Az sonra arabadan dışarı çıktılar. Karım eteğini beline toplayıp arabanın kaportasına ellerini dayayarak Ademe domaldı. Adem de yanaşıp karıma arkadan amına kökleyince, karım yeniden başladı inlemeye. Adem de hızlıca pompalıyordu karımın amına. Bu böylece 10-15 dakika sürdü, sonra karım titreyerek şiddetli bir biçimde orgazm olup boşaldı. Karımdan hemen sonra Adem de böğürerek karımın amına boşaldı ve üzerine yığıldı. Bense 31 çekerek çoktan boşalmıştım, yavaşca geldiğim gibi sessizce ordan uzaklaştım, karmakarışık duygularla eve gittim. Onlar da iki saat saat sonra geldiler. Bu iki saatte kesin sikişmeye devam ettiler. Güya akraba ziyaretine gitmişler de, ordan geliyorlarmış. Ben bir şey diyemedim tabi, gördüklerimi görmezden gelip, namuslu sandığım karımla evliliğimi sürdürmeye karar verdim.

Orda kaldığımız iki hafta boyunca, onlara çaktırmadan ortam hazırlayıp karımla Ademin sikişmelerini gizlice seyrettim. Müthiş heyecanlı oluyordu ve hayatım dahada zevklenmişti. Şimdi Afyona döndük ve ben başkalarının da karımı sikmesini nasıl arzuluyorum bilemezsiniz. Nasıl olur, kimle olur bilmiyorum ama, gizlice karımın sikişmesi için ortam yaratmaya çalışıyorum.

Olgun Kadınla Muşteşem Sikiş Keyfim

Posted on Mart, 20 2014

Sex hikayeleri sitesine hoş geldiniz.Sitemizde birbirinden harika gerçek sek hikayelerini okuyabilirsiniz.Her kategoride kaliteli sex hikaye okumak için bizim adresimize bekleriz.Şimdi Hikayemizi okumaya geçelim.
Merhaba ben ANTALYA dan CAN 35 yaşındayım..Selamlar daha önceden yaşadıklarımı sizlerle paylaşmıştım bundan dolayı bir mail aldım kendisi 32 yaşında bir bayan olduğunu ve evli olduğunu söyledi amının yalanmasını çok istediğini söyledi eyer kabul edersem bana amını ballı yalatacaktı kocası yalamayı sevmiyormuş bende memnuniyetle kabul ettim ve buluşma kararı aldık. akşam saat 8 de buluştuk arabamla alarak evime götürdüm isminin Gülay olduğunu söyledi bana çekincelerini anlattı bende korkma hiçbir şey olmaz yaşananlar aramızda kalır kimse duymaz dedim heyecanlı olduğu her halinden belliydi. evime geldik elinden tutarak içeriye aldım perdelerimizi kapatıp çay içmeye başladık ben bu esnada gizliden sikimi çıkararak hazırladım hemen ağzına verdim somurarak yalamaya başladı ve sesler çıkararak hadi soyun dedi ve ben soyundum amı ateşler içindeydi kocası sikmek istemediği için daracıktı ve yanıyordu. Kocası ile araları iyi değilmiş kocası fazla sikmiyor muş. Buda yalanmaktan hoşlanıyormuş ama kocası hiç yalamıyormuş hemen balı getiiiirip amına döktüm ve yalamaya başaldım.İnanılmaz sesler çıkarıyordu yırrrt beni parçala sikini sok amıma götüme ağzıma diyordu bende dediğini yapıp her tarafına soktum inanılmaz şekilde bağırarak boşaldı bende tam boşalmak üzereydim bana getir ağzıma boşalırken görmek isterim seni dedi ve ben ağzına boşalırken ilk defa böyle bir şey yaşadım dedi ama daha gecemiz bitmedi bir sigara molasından sonra tekrar 69 olduk ben amını yala yalaya onu bağıratarak boşalttım ve sonrada sikimi amına dayadım sikim amındayken ikinci kez boşaldı ya bu ne erkeğim ben böyle siken görmedim benim amımı ağzımı götümü parçaladın dedi ben sen daha görmedin hiç. bir şey sen yeterki kocana gel dedim ve son defa ağzımı amına dayarak emmeye başladım emmiyodum amını resmen yiyordum bir kez daha amını yalayarak boşalttım çok hoşuna gitti inliyordu resmen sikimi yalayan GÜLAY çok memnun olduğunu söyledi ben ANTALYA dayım ve am yalamaya bayılırım yeterki am temiz olsun yaş boy kilo fark etmez evli çiftte olabilir unutmayın hem amınızı yalarım bütün maharet elimde ve dilimde benimle reelde yaşamak isteyen bayanlar evli çiftler mailinizi beklerim ama samimi ciddi ve gizlilik içinde olması şartı ile öpüldünüz.

Evli Kadını Siktim

Posted on Mart, 20 2014

Bu anlatacağım gerçek bir olaydır.Evlenmiştim. Düğünden hemen sonra yeni eşimle balayına çıktık. Ege sahilinde güzel bir otelde bir hafta geçirecek ve İstanbula dönecektik. Evlenmeden önce benim ilişkilerim olmuştu fakat karım bakireydi. İlk gece kendini çok kastı, ben de fazla üstüne gitmek istemedim. İkinci gece karımın önce vahşice saten geceliğini parçaladım, sonra da kızlığını bozdum. Üçüncü gün karımın sancıları nedeniyle sevişmedik. Sevişmenin tadı damağımda kalmıştı. Dördüncü gün karımla otelin havuzuna gittik. Havuzda bir turist kafilesi vardı. Biz de otelin hemen yanındaki plaja gittik. Uçsuz bucaksız plajda tek tük insanlar vardı. Plajın hemen arkasında da zeytinlikler… Biraz denize girdik. Sonra güneşlenmeye başladık. Karım gözlerini kapamış yatıyordu, ben de etrafı kolaçan ediyordum. Biraz sonra bir minibüsle 18 yaşlarında tesettürlü genç bir kızla sarı bıyıklı 25 yaşlarında bir adam 20 metre kadar ötemize geldiler. Sonra zeytinlikte kayboldular. Biraz sonra o tesettürlü genç kız, lolita mankenlere taş çıkartacak vücuduyla sadece beyaz külotu ve sutyeniyle ortaya çıktı, adam da yanındaydı. ( ) Kız sarışın, çilli, zayıf ve uzun boyluydu. Biraz Tuğba Ünsalı andırıyordu. Denize girip çıktılar. Kız denizden dönerken muhteşem üçgeni belli oluyordu, adeta çılgına dönmüştüm. Kız arkasını dönerek sutyenini çıkardı, elleriyle göğüslerini kapatarak tekrar denize girdi. Denize girince ellerini göğüslerinden çekmişti, denizin göğüslerini kapattığını düşünüyordu ama dalgalar vurdukça bütün güzelliği ortaya çıkıyordu. Ben olanları çaktırmadan hayretle izliyordum. Karımsa çoktan uyumuştu. Aradan yarım saat geçti. Adamın cep telefonu çaldı, güneşlenen kıza hadi kalk gidiyoruz dedi. Kız omzunu silkiyordu. Adama besbelli kızı ikna edememişti. Adam bana yardım ister gibi bir el işareti yaptı. Ben de kalkıp adamın yanına gittim. Birader, biz buranın köylüsüyüz, yeni evlendik. Benim bir şehre gitmem gerekiyor. Buralar biraz ıssız. Eğer siz de buradaysanız, karımın da kalmasına izin vereceğim.dedi. Ben de Tabii, tabii. Biz de yeni evlendik. karının keyfini bozma. Hadi git gel.” dedim. Adam gitti. Ben de yerime dönüp karımı uyandırıp Başına güneş geçecek. diyerek odaya gönderdim.

Sonra güneş yağını alıp lolitamın yanına gittim. Sen açık tenlisin, güneş seni kavurur. Gel biraz gölgeye geçelim.” dedim. Kız hemen kalktı. Biraz gerideki zeytinliklerin altına geçtik. Biraz ürkekti. “Ben kocana söz verdim, sana göz kulak olacağım.” dedim. Bir iki espri yaptıktan sonra kız rahatladı. Sonra tepkisini ölçmek için biraz güneş yağını elime döküp tenine değdirdim. Bir tepki vermeyince devam ettim. Omuzlarını, göğsünü, karnını derken kasıklarına kadar geldim. Muhteşem üçgene ulaştığımda o da bana sarıldı. Deliler gibi öpüşüyor, zeytinlikte yuvarlanıp duruyorduk. Biraz toparlanınca daha güzel bir yere geçtik. Kazık gibi olmuş sikimi şortumdan çıkardı. Yalıyor, somuruyor, emiyordu. Zamanımız da azalıyordu. Benim sabrım kalmadı, hemen yatırdım, tıraşlı muhteşem amına sikimi yerleştirdim. Bir iki hamleden sonra tamamen kızın içindeydim. Ben gidip geldikçe, kız zevkten başını sağa sola sallıyordu. Ben gürültü olmasın diye ağzını kapattığım için sesi duyulmuyordu. Çılgın sevişmemiz ikimizin de sarsılarak boşalmasıyla sona erdi. Kız ağlamaya başladı. Ben önce kızı incittiğimi düşündüm. Fakat, inanılmaz, kız zevkten ağlıyordu. Ağlarken “harikaydı ya, çok güzeldi..gibi şeyler söylüyordu. Hemen giyindik. Kız imamın kızıymış. Bir iki erkekle dolaşınca imam kızı hemen köyün minibüsçüsüyle evlendirmiş. Kocası daha serbest davranmasına izin veriyormuş, ama kıskançmış. Sen hemen git. Kıskanç kocam ikimizi de öldürür.” diyerek beni gönderdi. Gitmeden önce cep telefonumu verdim. Ama hiç aramadı

Sikişken seksi karım

Posted on Şubat, 04 2014

Karıma, Artık seni eskisi gibi yapamıyorum. İstersen başka erkelerle yapabilirsin dediğimde, Ben o iş çoktan beri yapıyorum zaten demez mi?… 55 yaşındayım ve benden 15 yaş daha genç olan güzel karımı son zamanlarda doyuramadığımın farkındaydım. Karım daha sonra kendisini başka birine nasıl yaptırdığını oturup bana ayrıntılı bir şekilde anlattı. Birkaç ay önce, ayakkabı almak için girdiği dükkandaki tezgahtar öylesine hoşuna gitmiş ki, derhal kadınlığı sulanmış. Bir çok ayakkabıyı beğendiği halde tezgahtara sürekli yeni kutular indirtiyor, olmadık bahaneler uydurup değişik modeller istiyormuş. Tezgahtar her ayakkabı değiştirişinde eğilince karım hafifçe bacaklarını aralayıp ona beyaz baldırlarını gösteriyormuş. Tezgahtarın da eli ayağına karışıyor, bir yandan karıma ayakkabı beğendirmeye çalışırken, öte yandan da baldırlarını dikizlemeyi ihmal etmiyormuş. Karım bir ara bacaklarını öyle bir ayırmış ki, tezgahtar kırmızı külotunu rahatlıkla görebilmiş. Artık iş çığırından çıkmış; tezgahtar karıma ayakkabı giydirirken artık resmen ayaklarını okşuyormuş. Oyunun fazla uzadığını görünce de, ayakkabılardan birini sardırıp parasını Şmiş, ardından dükkandan çıkıp evin yolunu tutmuş.

Bir iki dakika sonra peşinden nefes nefese koşan birinin farkına varmış karım. Geriye döndüğünde tezgahtarla burun buruna gelmiş tabii. Tezgahtar karıma yanaşıp Hanımefendi, bizim depoda başka çeşitlerimiz de var. Dilerseniz size onları da gösterebilirim demiş. Karım gülümseyerek delikanlının peşine takılmış. Az sonra tezgahtarla beraber dükkanın arka sokağındaki depoya gelmişler. Tezgahtar geriye dönüp karıma sarılmış ve vakit kaybetmeden elini eteğinin altına daldırıp külotunu hızla aşağı indirmiş. Karım zaten buna dünden razıymış. Arkasını delikanlıya dönüp eteğini yukarı doğru kaldırmış. Karımın kalçalarını gören tezgahtar delikanlı dimdik sertleşen sikini karımın kadınlığına dayayıp içine doğru itivermiş. Yarağı bir çırpıda karımın içine kaymış ve onu hızla yapmaya koyulmuş. Karımın dediğine göre, benim kendisini ilk evlendiğimiz yıllardaki gibi hızlı yapıyormuş delikanlı. O yüzden ikisi de nefes nefese, kan ter içinde kalmışlar. Birden depoda çocuk sesleri duymuşlar. İki üç çocuk onları seyrederek gülüşüyorlarmış. İçlerinden biraz büyük olanı, Bakın köpekler gibi sikişiyorlar diye bağırınca, tezgahtar başını geriye çevirip, Defolun piçler, yanınıza gelirsem sizi de böyle sikerim diye bağırmış. Büyük olan çocuk da, Nah sikersin. Babam seni yakalarsa aynen böyle siker diye bağrışarak kaçışmışlar. Karım elleri duvara dayalı, baygın gözlerle, Devam et!… Durma… Bırak şimdi çocuklarla uğraşmayı da işimize devam edelim… demiş. Bunun üzerine tezgahtar delikanlı karımın kalçalarına daha sıkı sarılıp onu düzmeyi sürdürmüş. Karım düzülmekten öylesine çok zevk almış ki, zaman zaman başını geriye çevirip delikanlının dudaklarını öpüyormuş. Nihayet her ikisi de boşaldıktan sonra rahatlayıp yere çökmüşler.

O günden sonra karım sürekli olarak tezgahtar delikanlıyla buluşup kendini ona düzdürüyormuş. Karımın anlattıkları bana doping gibi gelmişti. Tezgahtarla düzüşmesini anlattıkça aletim kabarmıştı. Fermuarımı açarken karıma soyunmasını söyledim. Karım bir saniye içinde külotunu çıkarıp önümde domalmıştı bile. Bembeyaz göt yanaklarına yapışıp aletimi kadınlığına yerleştirip içine daldırdım. Demek ki artık benim de bir ortağım vardı. Karım arada bir ona gidip kendini düzdürüyordu. Arkasında gidip gelirken karıma bunu söylediğimde o zevkten hıçkırarak, Evet kocacığım, karını düzdüler. Hem de çok genç bir çocuk onu defalarca becerdi diye cevap vermişti. Aletimi içinde oynatırken, Tezgahtar kalçalarını seyrederken kim bilir ne kadar zevklenmiştir diye sorduğumda, Karını pompaladı durdu kocacığım. Onu yedi yedi de bir türlü bitiremedi diye cevap vermişti. Bu konuşmalar beni iyice doruğa çıkarmış, aletim sopa gibi sertleşmişti. Yıllardır böylesine sertleşmemiştim. Nefes nefese kalmıştım. Düzmeye devam ederken karımın kulağına eğilip, Tohumlarını da içine akıttı mı karıcığım? Anlat kocana güzelim… deyince, karım titreyen sesiyle, Evet erkeğim… Genç adam karını defalarca spermleriyle doldurup aldığı zevkten titredi. Onu zevk doruklarına çıkardı karın. Oh Tanrım!… Ben bir orospuyum… Bana orospu diyebilirsin artık… dedi. Ardından da hıçkırarak ağlamaya başladı. Karımın yaptıklarından rahatsız olduğunu, zevk almış olsa bile şimdi vicdan azabı duyduğunu anlayarak bir an durdum. İçinden çıkmadan uzanıp sırtını öptüm bir süre. Elerimle de memelerini okşuyordum. Önemli olan senin yeniden doğmuş olman hayatım. Seni kim düzerse düzsün, kaç kişi yaparsa yapsın. Sen yine benim biricik karımsın diyerek onu sakinleştirmeye çalıştım. Söylediklerimi duyan karım pelte gibi gevşemiş, yere yayılmıştı. İnler gibi, Ah kocacığım, sen çok iyisin. Başka birisi olsa bu durumda karısını evden kovar, boşamaya kalkar. Halbuki sen, ne kadar da anlayışlısın… dedi. Boynunu ve sırtını öpmeye devam ederken, Sen benim yirmi iki yıllık karımsın. İstersen cümle alemle düzüş, yine seni boşamam. Seni her halde kabul ederim çiçeğim. Hem farkında mısın, anlattıkların beni ne kadar tahrik ediyor? Nasıl da sertleştim birden? dedim. Karım içinde aletimi hafif hafif oynatırken inlemeye, bu sefer zevkten hıçkırmaya başlamıştı. Karım ikinci orgazmını yaşarken, ben de uzun zamandır tatmadığım bir zevk sarhoşluğuyla içine boşalıyordum.

Ertesi gün kahvaltı ederken, karıma delikanlıyı eve getirmesini söyledim. Karım bunu duyunca çok sevinmiş, çılgın gibi boynuma sarılırken, Hemen bu akşam olur mu? diye sormuştu. Pijamamdan sertliği iyice belli olan aletimi zevkle okşarken, Tabii, hemen getir onu… dedim. Akşam delikanlıyla elele eve geldiklerinde heyecandan yüreğim ağzıma gelmişti. Zafer gerçekten bir hayli yakışıklıydı. Esmer, atletik vücutlu, siyah kısa saçlı, heyecanlı birsiydi. Heyecanlı, daha çok endişeli olduğu her halinden belli oluyordu. Karım, Onu bize gelmeye çok zor razı ettim. Hele senin evde olduğunu duyunca öyle bir direndi ki görmeliydin dedi. Zafer’e bir sigara ikram ettim. Ben de onun kadar heyecanlıydım elbette. Kanepede yanına otururken, Ne var bunda endişelenecek? Biz modern bir aileyiz. Karıma zevk verenleri tanımak benim de hoşuma gider dedim. Delikanlının biraz rahatladığını görüyordum. Şimdi gözlerini, yemek masasını hazırlayan karıma dikmiş, bakışlarıyla yemeğe başlamıştı bile. Yemekten sonra üçümüz birlikte yatak odasına geçince, karım soyunmaya başladı. Zafer’e dönüp, Belki benden rahatsız olursun. İstersen dışarı çıkayım dedim. Zafer kolumdan tutup Yok dayı, madem zevk alıyorsun, burada kalabilirsin. Kal da gör karını nasıl düzüyorum dedi. Vakit geçirmeden karımı yatağa sırtüstü yatırıp bacaklarını omzuna aldı ve onu adeta iki büklüm yaptı. Kocaman aletini de kadınlığına daldırıp dikiş makinesi gibi düzmeye başladı. Karım aldığı zevkten dişlerini sıkmış, boğuk sesle çığlıklar atmaya çalışıyordu. Genç adam gerçekten çok hızlıydı, ben onun yanında kağnı arabası gibi kalırdım. Karımın gözümün önünde düzülmesi öylesine hoşuma gitmişti ki, aletim olağanüstü şişmiş, sertleşmiş, sancımaya başlamıştı. Zafer’in işini bir an önce bitirip karımın üzerinden kalkmasını sabırsızlıkla bekliyordum. Nihayet biraz sonra, delikanlı kasılarak spermlerini karıma boşaltıp çekilir çekilmez pantolonumu çıkartıp, karımın boşalan yerine yerleştirdiğim aletimi kadınlığının derinliklerine daldırdım. Zafer, Hadi dayı iyisin, daracık deliği senin için genişletip bir güzel yağladım. Bitir bakalım işini dedi. Ben karımın içinde zevkle gidip gelirken birden kalçalarımın okşandığını hissederek irkildim. Zafer, Yahu dayı senin paket de fena değil hani diyerek okşamaya devam ediyordu. Anlaşılan karımın genç arkadaşı kıçıma göz koymuştu. Birden, Çek elini!… diye bağırdım. Zafer, Tamam dayı, bu sefer olmazsa olmasın. Bir başka sefere deneriz dedi. Oğlanın hareketleri hoşuma gitmemişti. Aletim bu tatsızlıktan dolayı neredeyse pörsüyecekti. Zor bela karımın içine boşaldım. Sinirlenmiştim, kalkıp banyoya gittim. Banyodan dönerken, karının hafif sesle çığlık attığını duydum. Yatak odasına girdiğimde, Zafer karımı dört ayak pozisyonuna getirmiş, kadınlığına üç parmağını sokarak genişletmeye çalışıyordu. Karım arada bir itiraz edince de baldırlarını, kalçalarını çimdikliyor, tokat atıyordu. Nerdeyse bütün elini sokacaktı karımın o güzel kadınlığına. Karım duyduğu acıdan yüzünü buruşturuyordu. Zafer şimdi de dördüncü parmağını sokmuştu. Karım acıyla karışık zevk alıyordu. Benim geldiğimi fark eden delikanlı, Görüyor musun dayı, karının amına elim sığıyor. Sen en iyisi onu bir ata siktir de ateşi sönsün dedi. Oğlan gittikçe kabalaşıyordu. İş zevk alma boyutun çoktan geçmişti. Karımı ona düzdürdüğüm yetmezmiş gibi bir de hakaret ve kabalıklarına katlanamazdım. Dolaptaki tabancamı aldım, doğruca Zafer’in yanına gittim. Kalk ulan ayağa!… dediğimde, elimdeki tabancayı gören delikanlının aklı çıkmıştı. Yüzü bembeyaz olmuştu. Karım inliyor, Zafer’in biraz önce elini sokmaya çalıştığı kadınlığını ovuşturarak, korku dolu gözlerle bana bakıyordu. Zafer durumu anlamıştı, hızla giyindi ve anında evden fırladı… Kapıyı kilitleyip yatak odasına geri döndüğümde, karım yatakta beni bekliyordu. Yanına uzanırken, Bir daha düzüşeceğin erkekleri dikkatli seç… dedim. Karım dudaklarıma yumulurken, Sen bir tanesin hayatım!… dedi.

Teyzemi düzdüm

Posted on Ocak, 31 2014

Ben liseyi bitirmiş, yazın benzin istasyonunda marketçilik yapan şimdi de dershaneye gidip sınava hazırlanan 19 yaşında asosyal, gece hayatını sevmeyen , kalabalık gürültülü ortamları sevmeyen sıkıcı bir gencim aslında. pc ve kitaplar hayatımın en büyük zevkleridir tabi 31 i de pc içinde sayarsanız.öncesini ve sonrasını anlatacağım olayda benim işten çıkıp dershaneye başlama sürecine kadar zamanda olan 7 gece 8 günlük bir ege akdeniz turunnda yaşandı.

Teyzem 31-32 yaşlarında bundan 7 yıl önce evlenmiş 2 ay evli kalıp boşanmış bir dul. Gözlerinin lens olup olmadığını yıllardır merak eder dururum turkuaz gözleri var. aslında lens olmadığı belli ama anlaşılan hala bir insanın böyle gözleri olabileceğine inandıramamışım kendimi. neyse tabi gözleri güzel diye yüzü bir miranda ker , barbara filan değil amk. yüzünü çekici yapan tek şey gözleri. fiziğine gelince ne hobbit ne de çok uzun aslında kısa ama türk kız standartlarına göre uzun bile sayılabilir. teni gözlerinden sonra en çok hayret ettiğim yeri. bacaklarında tek pürüz yok bildiğiniz porno filmlerindeki bacaklardan farkı yok. kalçaları geniş memeleri devasa bir kadın işte. biraz gözlerinizi kısarsanız adriana limanın biraz daha kısa ve şişko sıkıştırılmış hali gibi işte. neyse detayları hikayenin içinde anlatırız zaten uzatmayalım.

ben benzin istayonunda 2,5 aydır çalışıyordum ve iş hayatımın son günleriydi. kardeşim bana “işi bıraktıktan sonra dershaneler hemen başlamıyo bizimle tatile gelsene” diye bir teklif yaptı tabi ben bu tatilde kardeşim, annem ve teyzemi olacağını biliyorum. ne gerek var amk evde yatıp bütün gün pc de takılıp kitap okumak varken kendimi kasmaya. neyse bi kaç gün geçti ben işi bıraktım pazartesi günüydü. tur otobüsü cuma akşamı kalkacakmış bunlar hala bilet almamış. kardeşim anneme soruyor ” fletcher abim gelmiyor ben gidip 3 bilet alayım mı?” annem de klasik dünyanın en iyi annelerinden işte çocuklarını sever, korur iyi bir kadın yani kibir yok içinde. “olur mu kızım hadi büyük abin tamam da fletcher ı nasıl bırakıp geleyim o gelmezse ben de gelmem” biliyor tabi amk benim pc başında yemek yemeği unutacağımı. bu arada 25 yaşında abim var çalışıyor o da benim çalıştığım istasyonda muhasabeci bu hikayede ona yer yok maalesef… neyse ben annemi duyuyorum tabi şimdi kadın hayatını bize adamış 1 haftalık tatile gidemiyor bile benim yüzümden. neyse o gece vicdanım sikip bırakıyor bütün gece beni.

1 tabur asker sanki beni sikmiş gece boyu öyle uyandım salı gününe. tabi kahvaltı da yine tatil mevzusu amk. kardeşim beni bıraktı annemi ikna etmeye çalışıyor bu sefer annem de bilerek mi yapıyor bilmiyorum ama biliyor benim onun önünde bi engel gibi duramayacağımı. neyse ben hafifçe tamam ya beraber gideriz işte diyorum olay çözülüyor . tabi ben kafamda hafifletici nedenler oluşturuyorum o sırada ” olsun lan en azından gider bi kaç yer görürüm hem değişiklik olur. ne olcak ki 7 gece. akşamları çıkmam otelde kitap okurum genelde yapacağım gibi. ” diyor kendimi biraz rahatlatıyorum tabi arada bugünü de sayarsak 4 gün var yola çıkmak için. bu sırada buz ve ateşin şarkısı serisini okuyorum 4. kitaptaydım tatile 5. kitapla başlamak için 4. kitabı bu günler içerisinde bitirmem gerekliydi.

o 4 gün sıradan geçiyor cuma günü gelip çatıyor ben de biraz panik havası var tabi amk . işi bıraktığımdan beri dışarı adım atmamışım bu akşam yola çıkacaz zeytinburnunda otobüs kalkacak. neyse bi kaç t shirt deniz şortu bi kaç şort filan alıyorum yanıma.( nerden bileyim 8 günün 6 günü boyunca deniz şortumu giyeceğimi. ) evet akşam oluyor beni yine son dakika çıkartıyorum bizimkileri evden taksi bulamıyoruz biraz gergin dakikalar yaşanıyor filan neyse bi bakmışız tekzenin önündeyiz.

lan bakıyorum bakıyorum tur otobüsü yok amk. bizim gibi bavulla bekleyen de yok. teyzem de metroyla geliyor zaten yan yanalar tekzenle. biraz bekliyoruz sonra metro merdivenlerinden teyzem geliyor. bi elinde çanta diğerinde bavul yeşil dar askılı altına da gri pijamalardan giymiş bildiğiniz uzun ama o da dar. ya da dar değil teyzeme küçük gelmiş. neyse nasılsın naber faslı bitiyor hala otobüs filan göremiyoruz mk. arıyoruz turu meğer metronun diğer tarafındaymış amk . yanlış tarafta bekliyoruz. neyse teyzem daha önce de gitmiş bu tura onunu verdiği tecrübeyle mi bilemem ama önden gidiyor biz takip ediyoruz. bana vermişler en büyük bavulu ebem sikiliyor o zeytinburnu metronun merdivenlerini çıkana kadar. neyse kan ter için görüyoruz otobüsü ben arkadan geliyorum. o sırada daha önce hiç fark etmediğim şekilde teyzemin götünün yuvarlaklığını fark ediyorum. gerçi bu bütün türk kızlarında var bu dar bişi giyince direk toparlıyor amı götü. neyse 2-3 otobüs arasından bizimkini bulup geçiyoruz. ilk ben annemle teyzemde kardeşimle oturuyor. bekliyoruz otobüsün kalkmasını daha başka yerlerden de yolcu alınacak. ben de tabi bir ümit hali hazırda otobüste olmayan yaşıtım güzel kızların sonraki duraklarımızda otobüse binmesini umut ediyorum.

otobüs kalkıyor istikamet beşiktaş- kadıköy oralardan da alıyoruz yolcuları ben bakıyorum bakıyorum güzel bi kız yok . tabi moralmen çöküyorum ama sonra kendi kendime ” olum sanki kız olsa da bir şey yapabilecen ha amk ” diyorum. haklıyım da lan. nerden görülmüş benim bi kızla direk bağlantı kurmam. neyse anamın çantasına koyduğum kitabı kalemlerimle beraber çıkarıp kitap okumaya başlıyorum. bizim tur rehberini de hiç gözüm tutmuyor amk sadece fuallerden çeneye kadar sakal bırakıp diğer yerleri kesmiş şekil yapmış gavat. su dağıtan muavin tarzı çocuk efendi bişeye benziyor neyse.

derken 2-3 saat sonra filan nerde olduğumuzu bilmedğim bir yerde 2 kişi daha alıp devam ediyoruz yola. heyecanlanmayın bunlarda 2 sap amk :/” turdan biraz bahsedeyim ben de bilmiyordum aslında ama yaşarak öğrendim. ilk 2 gece bodrumda bir otelde kalıyomuşuz sonraki 2 gece marmariste bir otel . ondan sonra 2 gece fethiye 1 gece antalya ve eve dönüş. cuma akşamı çıktık pazar sabahı evdeyiz işte.”
derken ben yattım mı yatmadım mı bilmiyorum ama günün ilk ışıklarıyla gözlerimi açıyorum . nerdeyiz diye sormayın inene kadar ben de bilmiyordum amk.

evet ilk durak şirince köyüymüş rehberimiz kısa bir konuşma yapıyor iniyoruz. kahvaltı edip köyü gezecekmişiz, mahzenlerden şarap içecekmişiz . bak hele bak. hani kıyametin uğramayacağı yermiş burası tabi benim gibi inançsız biri için pek bir şey ifade etmiyor bu özellik. ama eski yapıtlara hep bir ilgim olmuştur. gidiyoruz bakalım. ilk durak köy kahvaltısı. ( kişi başı 17 lira amk 51 lira giriyor.) normalde kahvaltı yiyemeyen ben zorluyorum kendimi amk o kadar para vermişiz . sol çaprazımda da teyzem öküz gibi yiyor. ister istemez uzun uzun ağzımdakileri çiğerken göğislerine bakmaktan alamıyorum kendimi. “lan fletcher teyzen o senin ayıp o amk” deyip önüme bakıyoum. lan birden mideme kramp gibi bir şey giriyor sonra midem bulanıyor. lavaboyu sorup gidiyorum elimi yüzümü yıkayıp geliyorum . bizimkiler hala yiyor amk . ben zorlamıyorum napalım giden 17 lira olsun. ( sabah sabah siktiler . kahvaltı faslı bitip mahzenlere geçiyoruz bedava şarap var lan bedava . tabi ben 51 lirayı düşününce bedava şarap hoş geliyor gözüme gidiyoruz. adam yarak kürek meyve şarapları getiriyor . hiç birini beğenmiyorum ama içiyorum .

çıkıyoruz o sikimsonik köyden. tabi hem 51 lira gitmiş hem de bi sik görememişim moralim bozuluyor amk biniyoruz otobüslere. rehber alıyor mikrofonu anlatıyorda anlatıyor. “bence bazı yerleri sallıyor olabilir” neyse sıradaki durak 2 seçenekten oluşuyormuş. isteyen aqua parka isteyen efes antik kente gidiyor. benim neyi seçeceğimi biliyolar zaten . tabi ki efes antik kent. neyse gidiyoruz kısa bi yolculuktan sonra . diğer otobüsün rehberi iniyor bizim gavat aqua parka gidiyor hoşuma gidiyor bu durum . diğer rehber hem bayan hem daha samimi geliyor bana. geçici müze kartları alıyoruz çıkışta bunları gerçeğe dönüştürebileceğimiz söylenir. bu durum fazlasıyla moralimi düzeltiyor. tabi önümde duran 2-3 kilometrilik buram buram tarih kokan yerinde payı büyük. samandan şapkalar satıyolar içerisi çok sıcakmış her yer güneşmiş ısrarla satacak gavatlar. ama ben daha sabah ki 51 lirayı unutamamışken bi saman yığınına 15 lira verir miyim ? içerdeki durumumu önceden görebilsem belki bi tane alırdım ama tabi ki ne olacak yeaa diyip bizimkileri kapıya sürüklüyorum. geçici müzekartlarla içeri giriyoruz. bi taş yığını karşılıyor bizi tabi biraz hayal kırıklığı yaşıyorum ama bir daha ileri bakınca hoşuma gideceğinden emin olduğum yerleri görebiliyorum. neyse rehber taş yığınının önüne geçip anlatıyor da anlatıyor. bunlarında doğruluğundan emin değilim ama sonuçta tarih tarihtir. ilerliyoruz yavaş yavaş.

adamların niye şapka sattığını daha iyi anlıyorum güneşten nevrim dönüyor ama ne kadar çok şey öğrensem iyidir. zaten çoğu kişi gölge bulmak umuduyla ayrılıyor kafileden ben ve birkaç kişi rehberi takip edip dinliyoruz. harbiden sıcak olmasa süper bir yer o binlerce önceki şehir hayatı bir an gözümde canlanıyor keşke o zamanlarda yaşasaymışım demekten alıkoyamıyorum kendimi. ilerde büyük bir kütüphane görüyoruz. ama oraya gitmeden rehber bi harabenin önünde durup bize aşk evini tanıtıyor. bildiğiniz kerhane işte. tam karşısında da kütüphane var meğer aşk evine gitmek fakat etrafta bunun görülmesini istemeyenler kütüphaneye girip ordan gizli bir geçitten yine aşk evine çıkabiliyormuş ondan karşı karşıya yapılmışlar. bunu öğrenmek hoşuma gidiyor nedense. sonra kütüphaneyi de tanıtıp bize serbest süre veriyor fotoğraf filan çekilmek için. neyse bizimkileri araken diğer ülkelerden gelen turist kafilelerine bakıyorum amk bizde ne kadar az kız varsa onlarda da o kadar az erkek var adaletini sikeyim dünya diyip yürüyorum. çok geçmeden buluyorum bizimkileri fotoğraf filan çekiliyoruz. ilk o sırada teyzem bana yapışıp bizi çekin diyor. lan zaten sıcak bütün gövdesini benim vücduma yapışıtırınca onun benden daha fazla sıcakladığını anlıyorum. yapıştı gitmiyor her yerde illa benle çekilecek amk. derken benim içimde kıpırdanmalar oluyor ve bu durum hoşuma gitmeye başlıyor. bir yere otup gitme vaktinin gelmesini beklerken teyzeme şu aşk evi olayını anlatıyorum. edepsiz bir gülümsemeyle karşılık veriyor.

yorgunluktan ve sıcaktan perişan olmuş bir halde otobüsümüzün gelişini seyrediyoruz. aqua park a gidenlerde otobüste. neyse bizde biniyoruz sıcağa o kadar alışmışım ki otobüste ilk dakikalar üşüyorum. sonra normale dönüyor. bi kaç fotoğraf molası filan veriyoruz ama önemli değil. bodrumda ki otele geliyoruz . 1-2 saat uykuyla ayakta durmakta zorlanıyorum. otele geliyoruz gerekli bilgileri bize aktarıyor rehber. sonra odalarımıza çıkıyoruz bavulu yine ben taşıyorum. odalar yan yana sonra bi an duraksayıp odalara giriyoruz. ben annemle kalıyorum teyzem kardeşimle. neyse banyo yapıp biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için aşağı iniyoruz.

hikayeye biraz ara verip kendimden bahsedeyim zaten çok renkli biri değilim.

19 yaşında liseyi bitirmiş aslında 4 yıllık bi bölüme girecekken vazgeçip bi yıl daha hazırlanmayı seçtim. asosyalim hiç arkadaşım yok. ilk hesabım hafif siyasetten silindi uzun zamandır bunla yazıyorum ama her başlığa gereksiz entry girmeyince bu kadar oluyor entry sayısı. aslında yakışıklı sayılırım ama kızların çoğunu aptal olarak görüyorum . çok salaklar amk.bi kaç kızla çıkmışlığım vardı zamanında. en son 2-3 yıl önce lisede bi kıza aşık olmuştum ondan sonra bunların ergenlik hevesi olduğunu anladım. 1,80 boyların hafif esmer zayıf ya da orta derece kiloya sahibim. şişko insanlara içimde bir nefret var nedense(çok yedikleri için). son 1 yıldır günlük okuduğum kitap sayısını tutuyorum . 1 yıldır günlük ort sayfa okuma sayım 91,3… gece kulüplerini hiç sevmem bi kaç kere gittim daha da yeminliyim. klasik müzik severim . azıcık rock da dinlerim. rasyonalist bir insanım.

“nerde kalmıştık akşam yemeğine iniyorduk ben bi t shirt bi şort giydim işte teyzemlerin odaya geldim vurdum kapıya onlarda çıktı hemen. bekletmediler hayret. ( benim uyuduğum 1 saat boyunca hazırlanmışlar meğersem ) teyzemi ilk kez böyle bir kıyafetin içinde görmüştüm. bütün vücuduna yapışan dar askılı ve bütün bacaklarını dışarda bırakan yarı çıplak bir halde. neyse ben her zamanki gibi arkadan yavaşça yürüyorum ne kadar gözlerimi kaçırsam da o ince elbiesinin altındaki kalçaların hareketlerinden gözlerimi alamıyorum. aklıma o fotoğraf çekerken ki sıcaklık gelince iyice içimde bir şeyler kıpırdanıyor “fletcher sakin ol”. geliyoruz önce masaya çantaları bırakıyorlar. yemekleri alıyoruz.” bu oteli fazla beğenmedim “zaten çok yemek yemeyen ben hijyen konusunda şüpheye düşünce tabağı patatesle doldurup geliyorum.
teyzem zeki mi bilemem ama kültürlü, bir şeyleri çözmüş bir insan olduğundan şüphem yok. dışardaki benim vücudum benim kararım diyen sosyalist kadınlardan işte. yüz makyajınında büyük katkısıyla harbi güzel olmuş bak hakkını vermek gerek. siktiğimin otobüsündeki en güzel kadının insanın teyzesi olması nasıl bir şanstır sorarım ?

yemekleri yiyoruz ben de her zamanki gibi tabağımda yemek bırakıyorum. teyzem akşam ne yapıyoruz canlı müzik varmış otelde iner miyiz diye soruyor. ben direk -yok şimdi gidip yatacam ben- diyorum ” kitap okuyacağımı söylememe gerek yoktu “. kardeşimle annem tamam diyor. neyse ben tutuyorum odanın yolunu onları masada bırakıyorum. açıyorum kapıyı kartı elektrik şeysine sokunca ışıklar yanıyor hemen. çıkarıyorum her şeyi boxer la kalıp yatağa atıyorum kendimi. kitaplarla kalemlerimi yatağın yanında ki komidine koymuştum gelir gelmez. açıyorum sayfayı dalıyorum tyrion lannister’ın daenerys targaryen’ın dünyasına. ” bu kitapta önceden en sevdiğim karakter olan daenerys targaryen dan nefret ediyorum. git batı diyara kızım ne işin var kölelerle” neyse fazla spoiler vermeyeyim.

-ben kapıyı kitlemedim mi lan- diyorum kendi kendime tabi kapı açılıp biri içeri girmeden önce. ilk etapta neyse annemdir diyip yatağın ucundan bakmak üzere doğruluyorum. yarım kalp atışı zamanda teyzemi o dar elbisesinin içinde görünce direk kızarıyorum. “neden kızardığımı hala bilmiyorum.o anda sadece boxerla olduğumdan mı yoksa aklımdan kurduğum çeşitli fantezilerden mi ?” teyzem gelip “oo fletcher bey yorgunum bahanesiyle odayı çıkıp kitap okumak ha” diyor umarsızca. ben de aynı tavrı takınarak “kitap okuyarak dinlenebiliyorum ben” diyorum. odaya geliş sebebinin telefon şarjı almak olduğunu öğreniyorum . o sırada da şarj benim telefonu şarj ediyor yanımdaki komidinde. direk görüyor telefonu ,şarjı “başka şarj var mı” diye soruyor yüzünü asarak. benim rengim normale dönmüş tabi annemin olabilir ama nerdedir hiçbir fikrim yok diyorum ” konuşmasına izin vermeden ” benim işime yaramıyor zaten telefon bunu al ” diyorum. o asılmış yüzü yine o zeki, şehvetli yüze dönüyor hemen . ben hala yarı uzanır vaziyettim tabi şarjı çıkarmak için geri doğru sendeleyip fişi çıkarmaya çalışırken aniden teyzemin nefesini ensemde hissediyorum. o 2 saniye hayatımın en gergin anlarından oluyor nedense. kafamı kaldırıyorum hafifçe. nerdeyse burunlarımız çarpışacak tek eliyle telefonumu şarjdan çıkarıp diğer eliyle kendi telefonuna takıyor. neyse ki beni daha fazla zorlamayıp kaldırıyor kafasını ama hala tepemde. benim o sıralar aklımdan geçen düşünceler ardı ardına sıralanyor. ” acaba ben mi çok abazayım normal hareketleri farklı algılıyorum ?” “yoksa bu teyzemin içinde de vücudundaki gibi ateş mi var ?

ben kendi düşüncelerim içinde kaybolmuşken teyzemin sıcak parmak uçları beni kendime getiriyor. başta dilim tutuluyor ne diyeceğimi bilemiyorum parmakları göğüs kafesimde dolanıyor. sonra teyzem heyecanımı anlamış olacak ki “ne kadar pürüzsüz vücudun var” diyor. ben kendimin bile duyamadığı bir tonla bir onaylama kelimesi söylüyorum. sonra o sıcak dokunuşlar daha sert ve daha geniş bi şekilde omzumu kavrıyor. ben hala kurbanlık koyun gibi oturuyom . sonra aniden konuyu değiştirip “kızlarla aran nasıl diye soruyor” o sırada elini vücudumdan çekip tam karşıma oturuyor. ben hala düzgün konuşamıyorum ama “iyi değil” demeyi başarıyorum. nedenini anlamadığım bir kahkahayle “bu odada oturursan tabi olmaz” diyip kalkıyor. odadan çıkmadan da ” telefonumu sabah getirir misin?” diye sorup cevabımı beklemeden çıkıyor odadan.

ben, teyzem odadan çıktıktan sonra bile şoka uğramış şekilde bir kaç dakika konuyla alakasız şeyler düşünüyorum.”odada ki televizyon çalışıyor mu acaba? ” olayın şokunu atlattıktan sonra ilk işim tuvalete gidip 31 çekmek oluyor tabi ki . aklımda ki sapık fletcher; “olum ne kadar malsın taş gibi hatunu sikmek varken elini sikiyorsun kafana sokiyim ” diyor . diğer tarafta akılcı fletcher; ” olum yapma etme bak bu senin teyzen bu tatilin sonrası da var . tamam burda siktin ettin ya sonra ? ” ulan o an içimdeki savaş 2. dünya savaşından daha kanlı geçiyor . her savaşın sonucu gibi benim iç savaşımda da kazanan “yok”. 31 sonrası o yorgunluğunda etkisiyle yatağa girmemle uyku alemine giriş yapmam değer veremeyeceğim kadar kısa zaman alıyor.

sabah bizim kapının çalmasıyla uyanıyoruz kapı kitli bu sefer. gelen kardeşimle teyzem ” hadi geç kaldık kahvaltıya ” diyorlar. “lan sikecem kahvaltınızı da tatilinizi” de demek istiyorum ama … bugün tekne turu varmış tam gün ondan deniz şortumu ve t shirt giyip çıkıyorum . sabah sabah pek bir şey yiyemiyorum . yemek boyu gözlerimi teyzemden kaçırıyorum. dün geceden sonra sanki utanılacak şeyler yapan benmişim gibi. ama bi ara teyzemin hala o edepsiz bakışlarla beni süzdüğünü fark ediyorum başka yere çeviriyorum kafamı hemen. otobüse geçiyoruz kahvaltıdan sonra. herkes oturduğu yerin 2 arkasına geçiyormuş . rehber öyle dedi. neyse geçiyoruz yerimize teyzem otobüsün da kalabalığından faydalanarak hemen yanıma sıvışıveriyor. otobüs harekete geçiyor ama yolculuk hiç konuşmadan bitiyor zaten 15 dk sürdü . teknemize doğru yürüyüşe başlıyoruz benim elimde bu sefer plaj çantası var. bavul kadar olmasada ağır. tekneye geçiyoruz iki otobüs aynı tekneye biniyor bizim rehber sağ mı sol mu hatırlamıyorum xxx taraf bize ait oralarda istediğin yere geçebilirsiniz diyor. biz yukarı çıkıyoruz direk büyük çoğunluk gibi

yukarı çıktık bi taraf asılan branda sayesinde gölgelik diğer taraf güneş biz yarı gölge yarı güneş bölgeye oturduk. tabi ben gölge olan kısma geçtim. teyzem ben daha havluyu bulamadan üstündekileri çıkarmış başlamış güneşlenmeye. ilk etapta belli olmasın diye bakmıyorum ama etraf sakinleşip millet yerleştikten sonra göz ucuyla bakıyorum teyzeme. bikinisi büyük göğüslerine tam oturmuş ama uzandığı için göğüsler yukarı doğru fıçkıracakmış gibi duruyor. bacakları dün akşam fark ettiğim gibi pürüzsüz olağanüstü. bikini altı da tam oturmuş amına. ben çıkardım ( yarrağı çıkardım sandınız dimi ben de öyle yazmayı isterdim ) kitap okumaya başladım. sonra yüzme molası verdik . ben zaten normalde de çok yüzen biri değilim ama yüzdüm mü tam yüzerim olduğum yerde durmam mal gibi . sitenin havuzunda bile 5 dk yüksek tempo yüzer hemen çıkarım burda da öyle yapmayı planlıyordum. teyzem de ondaki o bilge havayı bulanıklaştırarak ” ama ben yüzme bilmem ki” dedi ortaya dedi ama en iyi yüzen ben olduğum için bana geldiğini biliyordum lafın.ben de hiç konuşmadan sorun değil halledilir bakışı attım teyzeme .

ben çıkardım t shirti zaten deniz şortu üstümde. teyzem zaten bikinili. indik aşşağı ben yine arkadan gidiyorum tabi. neyse ben direk atlamak niyetindeydim ki teyzem kolumu sertçe çekip hoop nereye bakışı attı. ben de hemen tavandaki sosis mi dersiniz makarna mı dersiniz her ne boksa aldım onlardan uzattım teyzeme . ben bile güldüm o esnada amk . sonra ben atladım hemen bizimkilerde girdi yavaş yavaş teyzem merdivenlerin orda durmuş kapatmış milletin önüne amk girmiyorda. ben hemen” teyze gel yolu kapatıyosun” dedim. buraya gel o zaman dedi . itaat etmekten başka seçeneğim yoktu . gittim merdivenin tam önüne aşşağıdan bakıyorum teyzeme ulan hangi açıdan bakarsan bak taş gibi bacaklar amk 0 selülit. neyse bu ilk adımı attı ben atlamyacağını bile bile bırak kendini diyorum nafile ayağını suya soktu klasik ooo çok soğuk tepkisini verdi. yukarda merdivenin başında homurdanan kalabalığı görünce bi hışımla üstüme atladı. tabi ben götü kaybettim 0,5 ml tuzlu su yuttum.

yuttuğum suları iyice sindirdikten sonra teyzemin 2 koluyla birden beni sıkıca kavradığını fark ettim . ulan zaten sosisi dolamış bedenine yine de korkuyor işte sonuçta ayak yere değmiyor haklı amk ben yüzme bilmesem ben de korkardım. neyse ben bunub elleri tuttum az açığa götürdüm millete daha fazla rahatsızlık vermeden. derken bu bi kademe aşağı kaydı direk doladı kollarını bana yine halbuki bıraksa zaten su üstünde duracak amk sosis sayesinde. neyse ben de daha fazla korkutmamak amacıyla bana sarılmasına izin verdim . bunun vücut git gide bana yapışıyor o sırada. yine o ilk gece ki gibi nefesini bu sefer ensemde değil yüzümde hissedebiliyordum. sonra buna bir son verip ellerinden tuttum nafile yüzme öğretme çabaları işte . sonra ben sıkıldım hadi çıkalım dedim o da o anki korkuyla kabul etti yine önden o tırmandı merdivenlerden arkasından ben . ilk o duş aldı göğüslerini filan yıkıyor ben de yanındayım sonuçta teyzem amk kimse yadırgamıyor yakın olmamızı. hazır duş almakla meşgulken ben bunu iyice süzüyordum. . o sırada içimde ki rasyonalist fletcher ı da devre dışı bırakmayı unutmamıştım tabi.

ben de hızlıca duşu aldım çıktım yukarı teyzem yine uzanmış güneşleniyor. ama yukarısı kısmen dolu o an tabi bir şey olmuyor. ben de kurulanıp kitabıma geri dönüyorum. rasyonalist fletcher olmayınca daha bir rahat hissediyordum kendimi . tatilin de amacı bu değil midir zaten? . rahatlık… gemi harekete geçeli 1 saat olmuştu ki 2. yüzme molasını verdik bunda teyzem kalkmadı gittim yüzdüm gönlümce. genelde havuzda yüzen ben denizde kendimi daha rahat hissediyordum nedense. dalgalara güveniyorum sanki . bir ölüm mahkumunun celladına güvenmesi gibi…

öğle yemeği için demir atacağımız koya gelene kadar uzanıp etrafı seyrediyorum. sonra 45 er dk yemek ve yüzme molasınında bu koyda olacağını söylüyor rehber. başlarda sevmemiştim ama sonradan ısınmaya başladım pezevenge. efendi adammış o da. benim yemek yiyesim yok bizimkiler indi aşşağıya ben yukarda tek kaldım gölgede yatıyorum temiz hava oh mis. aradan ne kadar geçti bilmiyorum ama tahminimce 15-20 dk biri kolumdan dürttü evet tabi ki teyzemdi gelen.”ulan bak denize girecen diye beni uyandırdıysan sikerim” dedim içimden. ama bu sefer masum kız çocuğu konuşma tavrıyla” fletcher güneşlenecem de sırtıma yağ sürer misin?” diye sordu. benim aklıma direk o filmlerde gördüğümüz masaj sahneleri ve sonrasında ki sikişler geldi tabi ki olaylar öyle gelişemedi ne yazık ki. ben bu sefer rahat bi tavırla ” tabi ” dedim zaten yüz üstü uzanmıştı yağ mıdır süt müdür her neyse uzattı bana. önce bi tutukluk yaptım nerden başlayacam ne yapacam sonra 100 yıllık yağ süren abaza edasıyla başladım omuzlarına püskürtmeye. bütün sırtını iyice yağladım sonra bu iş için sadece sağ elimi kullanmaya karar verdim iki eli birden kulalnmaya gerek yoktu bence. sağ elimde başladım iyice yaymaya . ama hiç öyle zevk filan almıyorum amk. tam bir görev adamı gibi sadece işimi yapıyorum. ta ki sırt bittikten sonra ” ne duruyosun bacaklarıma da ” bu sefer rica değildi emirdi bu . ama bu görev adamı artık sinirlenmişti. bı hışımla ayağa kalkmadan kendimi aşağı çektim .bu sefer değişiklik olsun deyip yağı elime sürdüm ordan bacaklara geçtim. başlarda sırttan pek farkı yoktu ama sonra ulan ben sağ bacağı bitirdikten sonra baya havaya girdim iki elle birden sol bacağı okşuyorum ama bildiğin okşuyorum amk yağ sürme bahane anlayacağınız. teyzem bunun farkında mı ? bilemiyorum ama bence farkında. etrafta da kimse yok zaten ya yemek yiyorlar ya da denizdeler baya bi vaktimiz de var harekete geçmek için. benim aklımda türlü piçlikler tabi lan bunu burda siksem ne olur kimse yok zaten mk. hoop ordan rasyonal fletcher gelip ” lan olm manyak mısın şu anda bile her an biri gelebilir nasıl bu kadar … ” adam haklıydı tabi ki burda sikiş olmaz her an biri yukarı çıkabilir . neyse bunları kafamdan atıp teyzemin o yavaş yavaş esmerleşmeye başlamış kızarık bacaklarını okşuyorum . sol elimle sol bacağı sağ elimle sağı . artık battı balık diyorum tekrar sırta geçiyorum bakıyorum ki iyi sürememişim buraya yağı ellerimi yanlarada atıyorum bu sefer sonuçta o istedi hem biri gelirse de teyzesinin sırtına yağ sürüyor ne var bunda ?

sırtıda komple elden geçirdikten sonra yapacak bişi kalmadı amk önce bi sağa sola bakıyorum sonra bitti diyorum utangaç bi mırıltıyla. teyzem hiç konuşmadan yüz üstü dönüyor gözlerinde de güneş gözlüğü ama gözlerini görebiliyorum az çok kapatmış uyuyor sanki . bi an lan acaba kadın beni zararsız filan mı sanıyor yoksa bana güvendiğinden mi böyle diyorum bu kuruntular içimde bir tedirginlik başlatıyor haliyle. neyse yine ilk yönteme dönüp bikinisine sıçratmadan vücuduna püskirtüyorum spreyi.”süt ya da yağ her neyse ” . yine başa dönüp utangaç bir şekilde karnına omuzlarına filan sürüyorum ama o yer çekimi etkisiyle iyice yayılmış göğüslerinin yakınına bile yanaşamıyorum . ulan az önceki bacakları sömüren piç gitti yerine utangaç asosyal çocuk geldi sikerim böyle ruh halini niye böyleyim lan. yumul işte memelere . sonra memeleri ve etrafını acımasızca yanmaya mahkum edip bacaklarının ön kısmına geçiyorum burda daha bi heyecanlanıyorum haliyle am var la am var.

yine gelen gideni kontrol amaçlı bi etrafı kesiyorum millet yüzüyor eğleniyor amk ben de burda kan ter içinde kalmış teyzemi yağlıyorum sinirlerim bozuluyor gülüyorum sonra işime konsantre oluyorum. neden bilmiyorum spreyi elime sıkma gereği duyuyorum . sonra ayaklardan başlıyorum . açıkçası normalde çok titiz biriyimdir öyle kimsenin ayağına filan dokunamam. ama o an içimdeki abaza açığa vuruyor ve ayakları güzelce yağlıyorum tabi iğrençleşmeden üstten üstten. sonra hafifçe bileklere ordan dizlere geliyorum pek zevk aldığımı söyleyemem. ama biraz daha yukarı çıkınca … hop hop dur benim ufaklık uyanıyor lan ne oluyor. neyse hemen ellerimle iki bacağımı arasına alıyorum benim ufaklığı tamamdır belli olmuyor kalktığı.diz üstünü yavaş yavaş okşuyorum. işin zevkli tarafı burasıymış demek. daha önce siktiğim orospular bu kadar zevk vermiş miydi ? o an onun mahkemesini kuracak değildim yavaşça yukarı çıkmaya başladım yukarı çıktıkça kemikler yerini pürüzsüz tene bıraktı. öyle kendimi kaybetmişim ki bi an elimin bacaklarda sektiğini hissettim. yağ bitmiş amk. hemen spreyle sıktım devam ettim artık kasıklara yaklaşıyoruz ne yapacam ne edecem bilemiyorum ama teyzemin bundan zevk aldığını hissediyorum neye dayanarak hissediyorum ? bilemiyorum .

bütün vücudunu yağlamıştım tabi kasıkları ve göğüs çevresini vücuda dahil etmedikçe. teyzem niyetimin geri çekilip uzanmak olduğunu sezmiş gibi elleriyle göğüslerini ve kasıklarını işaret ediyor. ben yine utangaç moda geçiyorum amk . ulan bi istikrarı yakalayamadım şu işte. neyse işe bana göre daha kolay olan yerden göğüslerden başlıyorum. tabi göğüsleri avuçlamıyorum amk . ama baya yakınlaşıyorum . veee evet sağ elimin baş parmağı teyzemin göğsüne sürtüyor. daha sonra bundan cesaret bulmuş olacam kigöğüslerinin bikiniden taşan yerlerinide bir sanatçı gibi yağlıyorum. evet işte bu hızla direk kasıklara girmeliyim!!. derken 2 tane sap, öküz gibi gülerek yukarı doğru çıkıyor göremiyorum ama duyuyorum. teyzemde bunu fark etmiş olacak ki doğruluyor . onunda bu işten rahatsız olduğunu seziyorum . tabi ben yine utangaç modda geri çekiliyorum hemen. teyzeme bakamıyorum. ama sonra bi an kulağımda bir nefes hissediyorum ve şu iki kelime
“orayı da sonra”

-orayı da sonra- bu kelimeler kulağımda çınlarken atıyorum kendimi suya. teyzemin vücudunu milim milim okşarken nasıl terlediysem artık. güneşten mi heyecandan mı bilemiyorum . ” her ikisinin de payı var ” diyor rasyonal fletcher. yine geldi tipini siktiğim.
o gün yine yüzme molası fotoğraf molası cart curt derken geri dönüş yolculuğu başlıyor. bizim rehber başlıyor yine anlatmaya . sonra bu geceki etkinlikten bahsediyor . akşam yemekten sonra bodrum gezilecekmiş. ordan da gece klubü ya da isteğe bağlı canlı müzik filan mekanlara gideceklermiş. tabi benim ne yapacağım belli amk. sayı alıyor birde kişi başı 10 lira alacak mazot parası . bunun bu mazot ayağına milleti siktiğini fark ediyorum da ses çıkarmıyorum bence ordaki herkes biliyordu … baktım bizimkiler kaldırmışlar direk elleri “teyzemde” gidecekler akşam. neyse diyorum s.et gitsin eğlensinler. otele dönüyoruz yine banyo yapıyorum 1,5 saat var yemeğe daha bu vakti uyuyarak değelendiriyorum. tabi uyudum mu uyumadım mı belirsizlik içinde kalkıyorum . ya rüya görüyordum ya da hayal kuruyordum ama her neyse baş kahraman teyzemdi

sanki dejavu yaşıyorum yine teyzemlerin kapısını çalıyorum ama bu sefer kapı açılıyor fakat dışarı çıkan yok daha hazırlanamamışlar yani. teyzem aynaya yüzünü yapıştırmış makyaj yapıyor tabi vücudun anatomik yapısı sayesinde oluşan bu domalma pozisyonunu yatağa oturup arkadan seyrediyorum.”lan bak şimdi yazarken aklıma geldi teyzem onun göte kitlendiği mi aynadan görmemiş midir acaba ?” aradan 5-10 dk geçiyor bunlar hazır teyzem bu sefer daha rahat bi kıyafet giymiş üstü straplez midir her ne sikimse altı da şort. iniyoruz yemeğe ben yine arkadayım ama artık içimde kuşku yok “orayı da sonra” bu kelimeleri hatırlatıyorum kendime her kuşkuya düştüğümde.
yemek yiyoruz filan. bu 2. ve son günümüz bu boktan otelde. seviniyorum biraz. neyse ben çok yemiyorum zaten yollarımız da ayrı onları masada bırakıp odama çekiliyorum. geleceği gördüğümden mi bilmiyorum ama odayı kitleme ihtiyacı duymuyorum kendimde.

bu sefer odadaki varlığını sonradan fark ettiğim televizyonu açıp kanallara bakıyorum. ilgimi çeken bir şey yok . o sırada bizim turun otobüse doğru hareketlendiğini görüyorum bizimkiler etrafta yok ya da ben göremedim. neyse kitap okuyorum . george r.r. martin e küfür dolu övgüler savuruyorum okurken de. bi 10 dk sonra benim kapı çalıyor “vay amk bu kim lan ?” bizimkiler olsa direk dalardı içeri anlaşılan yabancı biri bu. içeri girecek hali yok diyip boxerla açmaya karar veriyorum kapıyı . kapının arkasına vucüdumu saklayarak açıyorum kapıyı.2 kelime?
“orayı da şimdi

ben de hala neyin sorgulamasını yapıyorsam “sen niye gitmedin? bizim kiler gitti mi?” diye soruyorum. “onları gönderdim benim de midem bulanıyo diye gitmedim” benden ne cevap bekliyordu bilmiyorum ama ben ” içeri gelsene” dedim sadece.” sen ne yapıyodun” diye sordu sanki bugün yaşananlar hiç olmamış amk , çok rahat. ama ben de onun bana verdiği cesaretle rahatım bu sefer .” hiç televizyonda bir şey yok kitap okuyordum.” o şehvetli bakışlarını dikiyor gözüme ben de ona bakıyorum. “aha yine heyecan bastı beni amk ” hangi arada olduğunu anlamadığım süre zarfı içinde gelip yanıma oturuyor. “eee her işini böyle yarım mı bırakırsın ” ben direk anlıyorum “orayı da sonra” kelimeleri geçiyor aklımdan. kendimden emin ” hayır sadece doğru zamanda doğru işler yapmak isterim” diyorum. ”
“o zaman şimdi ” diyip yumuluyor dudaklarıma. ben daha önce 2-3 kez öpüşmüşüm o da uzun zaman önce .heyecandan ölecem . ilk milli oluşum aklıma geliyor nerdeyse aynı heyecan. ama teyzemin o kadar heyecanlı olmadığı belli dudakları ustalıkla dans ediyor dudaklarımla. sonra ben bir elimi bacaklarına bi elimi göğüslerine atıyorum. üstünde kısacık dar kot şort var. dakikalarca öpüşüyoruz teyzemde o sırada elleriyle benim ufaklığı kavramış durumda.sonra ayağı kalkıp üstündeki straplez i çıkarıyorum sandığımdan kolay oluyor.oda kalkıyor. şortunun düğmelerini açıyor . bir göz açıp kapadıktan sonra sadece beyaz tangasıyla karşımda. kasıklarının ve bacak arasının sırılsıklam olduğu gözümden kaçmıyor. yatağa uzanıp beni kendine doğru çekiyor yine öpüşüyoruz bu kez bütün vücudumuzun sıcaklığını paylaşıyoruz. sonra elleriyle kafamı aşağı doğru itiyor göğüslerde duruyor. gösülerini sıkıp emmeye başlıyorum . bunları amatörce yapığımın farkındayım “ama ne yapabilirim ki ” elimden geldiğince nazik olmaya çalıştım bir süre sonra ( zaman veremiyecem )
kafamı daha da aşşağı sırılsıklam bacak arasına doğru itiyor . bi ara rasyonal fletcher ” dur hijyen açısından bu yaptığın doğru değil” dedi ama aynı hızla kovdum pezevengi . ilk kez am yalıyorum gelmiş bana hijyenden bahsediyor amk. am da mis gibi parfüm kokan teyzemin amı . ama vücudundakindan farklı bir aroma var bunu hemen algılayabiliyorum. baharat kokuyor sanki tarçın gibi “hem acı hem tatlı” o anki iç güdüyle nasıl yaptığımı bilmediğim bir halde amına öpücükler yağdırıyor yalıyorum. sonra kafamı kaldırıyor o an konuşmadan anlaşıyoruz . içine giriyorum hafif bir inleme geliyor teyzemden ama maalesef çok uzun sürmeden boşalıyorum.sonra yine aynı güzergahtan yukarı doğru çıkıyorum sonunda yine öpüşüyoruz.

öpüşürken ben de boş durmuyorum tabi hem fiziken hem fikren. ellerimle göğüslerini iyice sömürüyorum . aklımda da 2. posta için kurduğum fanteziler. bütün o yıllardır izlediğim pornolar eksiksiz gözümün önüne geliyor. eleme yöntemiyle bi kaç güzel pozisyonu tutuyorum aklımda. tabi bunlar sadece kafamda duruyor amk teyzem ne isterse onu yapıyor. dakikalarca öpüştükten sonra benim ufaklık uyanıp etrafında ki kalın sütunlara sağ sol vuruyor(bacaklara). teyzem de dudaklarını ayırıp o edepsiz bakışlarından bir tane atıp kalkıyor altımdan.ne olduğunu anlayamadan 3 kalp atışı önce ki halimizin tersine dönüyoruz ben aşşağıdayım teyzem üstümde bu sefer. önce anlamlandıramadığım bi kaç el hareketiye vucüduma dokunuyor. sonra dizlerinin üstüne kalkıp benim ufaklığı eliyle biraz daha sertleştirdikten sonra yine ellerinin yardımıyla benim ufaklığı sıcak fakat nemli yuvasına sokuyor. ” ulan aklımda böyle bi pozisyon yoktu ama neyse ” yapacak bişi yok . işte başta yavaş yavaş ön arka git gel yapıyor. sonra ben de kendimi işe yaramaz hissedip bende hoplatmaya çalışıyorum teyzemi ama bu hafif kıpırtıdan başka bir sonuç vermiyor. teyzem ne yapmak istediğimi anlamış olacak ki birden tempoyu yükseltiyor. üzerimde zıplamaya başlıyor. benim ufaklık her hareketi hassasiyetle algılayıp daha da sertleşiyor. bir kaç dakida içinde benim ufaklık var gücüyle teyzemin içinde çırpınıyor. teyzem üstümde boğa üstündeki matador misali delice zıplayıp yine anlam veremediğim mimikler ve el hareketleri yapıyor. daha sonra bunun hoşuma gittiğini fark ediyorum. teyzem var gücüyle bi sağ bi sol ön arka derken yorulup duruyor. ben daha boşalmadım . bi anlık hışımla teyzemi altıma alıyorum benim ufaklığı da hava alması için dışarı çıkarıyorum. sonra hep yapmak istediğim ama paralı sex deneyimlerimde yapamadığım pozisyonu gerçekleştirmek için somut adımlar atıyorum.teyzemin iki bacağını kavrayıp havaya kaldırıyorum. ve evet işte o yıllardır canlı kanlı görmek istediğim o manzara. iki bacak arasından fırlamış ıslak, tüysüz belli bir kesimin deyimiyle şeftali gibi amcık çıkıyor ortaya. ben teyzemin niyetimi anlamış olduğunu farz edip bacaklarını bırakıp ellerimden kuvvet alarak benim ufaklığı o etli ıslak yuvaya sokuyorum. teyzem yüzümü kara çıkarmıyor neyse ki yoksa o bacaklar benim iflahımı sikerdi sert bir darbeyle. neyse başta durumu yadırgıyorum çünkü bu sefer tüm sorumluluk benim üstümde. neyse 1 dakikalık afallama süresinden sonra uygun destek mekanızmasını kurup bacaklarının arasında git gel yapıyorum. tartışmasız hayatımdaki en zevk aldığım şeydi o bacakların arasında pörtlemiş amcığı sikmek.” belki de hep hayalini kurduğum fanteziyi gerçekleştirmekti bana asıl hazzı veren” ama ne olursa olsun başlayıp boşalana kadar ki o zaman dilimi hayatımın en güzel 5-6 dakikasıydı diyebilirim. buna teyzemin diğer pozisyonlarının aksine bunda gerçekten inlediğini görmek beni o inanmadığım tanrıların tanrısı gibi hissettiriyor. sonra ben direk kendimi teyzemin yanına atıyorum bir kaç dakika hiç konuşmadan tavanı izliyoruz ikimizde sanki yaptıklarımızdan pişman olmuş gibi ” pişman mıyım acaba ? ” “pişman mıdır acaba ?”

Evli kadınla sikiştim

Posted on Ocak, 30 2014

Merhaba değerli seks hikayeleri okurları ben Murat. 32 yaşındayım evli ve üç çocuk babasıyım. Başımdan geçen olay geçen yaz gerçekleşti. Köyde iş güç uğraşan birazcık aksi bir adamım. Sivri dilli biriyim o yüzden çoğu ortam beni sevmez.. Mutlu mesut bir hayatım var ki halende öyle devam ediyor. Köyde sürekli bize uğrayan bir komşumuz var benim hanımla iyi arkadaşlar ismi Semra . Semra 25 yaşlarında evli ve 2 çocuk annesi olmasına ve köy yerinde bakımsız bir kadın olmasına rağmen çok ilgi çeken bir kadın veya bana öyle geliyor:)) Bir gün hanım evde yokken geldi kapıyı ben açtım hanım evde yok dedim o da biliyorum dedi.. Şaşırdım ve cevap veremedim başka düşünmeyeyim diye.. Senin için geldim dedi şaşkınlığım dahada arttı ben hayırdır diyebildim ancak.. Sana aşık oldum ben Murat dedi .. Nasıl olur evlisin sen bende evliyim ve karımla arkadaşsınız hem dedim.. Karınla sana yakın olmak için arkadaş olmaya devam ediyorum dedi.. Bende bu ilişkinin sonu olmaz sen evlisin bende öyle ve ben halimden memnunum dedim.. Bende memnunum ama başka heyecanlarda katmak gerek.. Evliliğimize devam ederiz ama arada bizde takılırız olmazmı ? Bende nasıl olur dedim .. Sen bana bırak bunları yeterki istediğini dile getir.. Bende tamam dedim o da gitti.. Giderken şalvarını düzeltti baya bi çekti yukarıya kalçalarının arasına girdi şalvar delirdim o görüntüyle.. Hatun işi biliyor:) Neyse akşama yine geldi bu ben çıkacaktım evden ama durdurdu beni Murat abi sende gel oturalım bir iki lafın belini kıralım dedi.. Bende tamam dedim oturdum karşısına baktım kalktı geldi yanıma oturdu bana kolunu gösterdi bugun yaktım Murat abi izi kalırmı falan diye sordu ve oturdu yanıma.. Harbi işin ehli hatun:) Neyse muhabbet koyulaşıyordu benim hatun mutfağa gitti benle Semra başbaşa  elini attı yarağıma bende korka korka elimi göğüslerine attım.. Kulağıma eğildi dedi senin için sütyen giymedim:) dudağımdan öptü karım gelecekti hemen toparlandık muhabbete devam ettik:) Biz muhabbet edyorduk karım dahil olamıyordu garip garip bize bakıyordu.. En son dedi siz muhabbet edin ben yan komşuya gidip gelecem ne için gidecen diye sormadık tamam dedik:) o gitti kapının kapanış sesini duyar duymaz fermuarımı açıp ağzına aldı kalkık sikimi biraz ağzına aldıktan sonra hemen domaldı ve eteğini kaldırdı geçtim arkasına dayadım ammına hızlıca soktum hafiften acıtmıştım ama pek ses çıkarmadı .. Karımın gelme korkusundan dolayı hızlıca gitgel yapıyordum içinde boşalacağım zaman ağzıma boşal dedi hemen çıkardım ağına verdim biraz yaladıktan sonra ağzına patladım hepsini yuttu dudaklarını ısırıyordum hafiften kapı sesini duyduk muhabbete devam ettik karım geldi ben artık gideyim dedim .. böyle epey maceralarımız oldu:) şimdilik bununla idare edin en kısa zamanda yeni sex hikayelerimi sizinle paylaşacam:)

Arkadaşım Karımla Sikişiyormuş

Posted on Ocak, 29 2014

ben davut 39 eşim  35 yaşinda başimdan gecen olayı paylaşmak ısdedım eşım meryem dolgun vucut a  saıp cok ateşlı ama  ılk evlendığımız zaman ıkı posta atardım 15 yıl oldu 9 yaşında oglumuz var eşım kapalı turbanlı benım yarak bıraz kucuk 6yıl oldu bırde erken boşalıyorum beş daka surmıyorkarım tatmın olmadan aman dıyor uzulme dıyor ben uyurken amınle oynadığın sonradan fark etım bır akşam fantazı yapal aynısınıım dedım  sen bırını  bende bırını edelım olmaz dedı meryem sevışmekle hoşlanmazdı. gelelım olaya benım 10 yıllık arkadaşım kadır cok azgınbır adam karısı zayıf cılız aılece goruşuruz bazen dışarda ıcerız hep anlatır sema boyle bana dayanamaz seksım yarıda kalır bana dolgun kadın lazım tam karımdan bahsedıyodu benım kafa ıyıolmuş sende anlatsana der ben ıckınverdığı heyacandan benıkı tam tersı dolgun ama doyuramıyorum hemen boşolıyorum eşımın zevkı yarıda kalıyor bakdım kadırın gozlerı guluyor demekı  sana sema gıbıkadınlazım bana dedı ben bır yazlık kıraladım hep bırlıkde gıdelım dedı ben tamam ama eşım kabul etmez acık denıze gırmez olsun dedı yengeyı ben kandırım ertsı akşam bızegeldıler kadır karımı suzuyordu yenge dedı 2 gun sonra gıdıyoruz ıtaraz ıstemem dedı olmaz dedı sen gırmezsın denıze okey dedı bız oglanı dayısıne gonderdık oda baldızına bırkadı  gıttık gonen taraflarında bıryer tek katlı ıkı odası balkonu oturma ıkıcekyat vardı gıtığımınız gunu denızegırdık meryem gırmedı sema beyaz bıkını gıyordu aman oda ne goğuslerıcevız kadar bıkını altı yapıştımışışlık yokmuş gıbı ama ben tahrık oldum hep zayıf karı sıkmek ısterdım ama olmazdı arkadaşım karısıydı meryem evde yemek hazırlıyordu kadır dedıbu akşam kafları cekerız dedı okey dedım akşamoldu bız balkonda başladıkkadır yarım duble ıcyor benıbır dubleyı fontıp yatıryor 3 dubleden sonra leyla oldum saat on olmuştu kadır ben tuavelte gıdeyım bende kafa ıyı dedım elın temızmı bunu getır ışemeye verlan dedı bır ışe yaramıyor dedı ıcerı gırdısema dedıkı ıkımıze nes kafe yapsana olur  dedı  bende hadı layt yapsana yaparımon dakıka sonra geldı

kadınlar neskafe ıcıyorlar bızde devam bır saat sonar meryem sema bır cekyata uyuyorlar ben kalktım ne uyuyorsunuz tatıldeyız hava bırde sıcak meryem uzun bol etek gıyordu gomlek vardı uzerınde kalkın dedım  ıckının tesırle meryeme tokat attım bana mısın demedı semaya baktım kadır bakıyorum dıye baktım dışarı bakıyordu onuda ıttım oda aynı olmuş amın tatayım dedım  kucucuk bırşey ne tahrık olmuştum neyse balkona dondum baktım kadır kalktı karım suzuyor yavaş yavaş eteğını cekmeye başladı bende acayıp tahrık oldum meryemın bacakları ben beyaz bırdeneteğın cıkardı beyaz dantelı kılot gıyordu amı kılotdan taşıyordu dışarıya gomleğınde cıkardı goğuslerı sutyenden fırlayacak gıbıyıdı bır hamlede her ıkısınıde cıkardı ayaklardan başladı yalamaya meryem yavaş yavaş ınlemeye başladı amını yalama basladı baktım amından su geldı bende ıcerı gırdım servet dedı karı nasıl sıkılır dedı ben şortlayım kadır şortun aşağı verdı o ne dedım benımkını ıkı katı zavalı sema bu hayvanla ne cekıyordedım meryem ıyıcene zevkegeldı ıkıde bır dıyor hadı sıkbenı davut kadır kalın yarğını sokmaya başladı bır oh dedı  sonra cekyatı yırtacaktı nerdes 20 dakıka surdu ben beşdakıkada boşlardım sonra davut patla dıyor sonra bır cığlık attı kadırde boşaldı  meryemı ılkez boyle gordum terlemıştı ne bakıyorsun dedı kadır karı boyle sıkılır bemıkıde dımdık olmuştu daha ışım bıtmedı dedı gotunu sıkeceğım dedı bırını sık dığerı ağlar ne duruyorsun sema sık soydum  kadır sıkım gordu tam semaya gore daracık yenı kız sıker gıbı ıdı meryemı sırt ustu yatırdı  on beş yıllık evlıyız bır kere vermedı şımdı gor dedım kremledı yavaş yavaş sokmaya başladı cıglık attı sonra zevke donuştu 15 yıldır nerdedın hayvan adam sık davut sonra kadır cıkardı poposunun ustune boşaldı ben de semaya 6 yıldan sonra ıkı posta attım kadınlar yatak getır bız sabah onda uyandık kadınlar akşam 8 uyandılar ben gunduz kadıra ne yaptında uyanmadılar 3tane uyku hapı  katmış kahveye eşım bır hafta kıcının uzerınde oturmadı akşam ne oldu sana azgın herıf sesımı semalar duymuştu yok canım dedım selam benden aynısını ısterse kadır sağolsun

Sitemap
WwW.SexHikayelerip.CoM
Özel özel sex videolarını ve birbirinden seçme hd porno ları seyretme mekanı.